
ABD’nin yeni yaptırımları: Küba ile gerilim tırmanıyor
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD’nin devlet petrol şirketi Cupet’i yaptırım listesine almasına sert tepki gösterdi. Rodriguez, Washington yönetiminin bu adımını “intikamcı tutum” olarak nitelendirerek, ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik ve enerji ablukasını daha da derinleştirdiğini söyledi.
ABD’nin yeni yaptırım kararı neyi hedefliyor?
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Küba’nın devlet petrol şirketi Cupet’i yaptırım listesine dahil etti. Bu kararla birlikte, aralarında Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’in de bulunduğu yaptırım uygulanan Kübalı kurum ve yetkililerin sayısı daha da arttı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, karara gerekçe olarak “Adadaki tüm kaynaklar gibi enerji de Küba’nın komünist hükümeti tarafından uzun süredir hem baskı aracı olarak kullanılıyor hem de rejimin soyguncu yönetim yapısını besliyor.” iddiasında bulundu.
Kübalı yetkililerden sert sözler
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez yaptığı açıklamada, “ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, fetih hırsları, başkanlık emelleri ve siyasi kariyer hesapları doğrultusunda hareket eden çevrelerin intikamcı tutumuyla Küba’ya yönelik ekonomik ve enerji ablukasını daha da ağırlaştırıyor.” ifadelerini kullandı.
Küba Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ile Yabancı Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva da tepkisini dile getirdi. Perez-Oliva, “Bu adımı meşrulaştırmak için ABD Dışişleri Bakanlığının hazırladığı gerekçelere değil, Küba karşıtı çevrelerin en saldırgan, en cahil ve en öfkeli kesimlerinin yaydığı sıradan ve kaba yalanlara başvuruluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Gerilim geçmişi ve Trump’ın rolü
ABD ile Küba arasındaki kriz, ABD Başkanı Donald Trump’ın 30 Ocak’ta imzaladığı başkanlık kararnamesiyle yeni bir boyut kazandı. Trump, Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören kararı imzalamıştı. Beyaz Saray, bu kararın Küba’nın “zararlı eylem ve politikalarına” karşı ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savunmuştu. Trump daha önce yaptığı açıklamalarda Küba’nın “çökmüş bir devlet” olduğunu öne sürerek, ABD’nin bu ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunları çözebileceğini belirtmişti. Havana yönetimi ise bu açıklamalara karşılık vermişti. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD’nin ülkesine askeri olarak müdahalede bulunmak için “bahane” aradığını vurgulayarak, böyle bir durumda bölgenin “kan gölüne döneceği” uyarısı yapmıştı.
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
ABD’nin yeni yaptırım kararı hangi Küba şirketini hedef alıyor?+
ABD, Küba’nın devlet petrol şirketi Cupet’i OFAC yaptırım listesine dahil etti. Bu karar, ham petrol çıkarma, rafinaj ve üretim faaliyetlerinde bulunan şirketi hedef alıyor. Yaptırım listesinde daha önce Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel de bulunuyordu.
Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez, ABD’nin tutumunu nasıl tanımladı?+
Bruno Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun “fetih hırsları, başkanlık emelleri ve siyasi kariyer hesapları” doğrultusunda hareket ettiğini belirterek, Washington’un Küba’ya yönelik ekonomik ve enerji ablukasını “intikamcı bir tutumla” derinleştirdiğini söyledi.
ABD Başkanı Trump’ın Küba’ya yönelik daha önce aldığı karar neydi?+
Donald Trump, 30 Ocak’ta Küba




