
ÇED olumlu kararına dava: Söbücealan nekropolünde eser bulundu
Balıkesir 2. İdare Mahkemesi hâkimi liderliğinde, Limak Holding’e ait Altınordu Madencilik AŞ tarafından Balıkesir’in Balya ilçesi Karlık ve Söbücealan mahallelerinde açılmak istenen Karlık Altın-Gümüş Madeni projesi için yapılan keşifte, Söbücealan antik yerleşiminde kurtarma kazısı yapılmadığı ortaya çıktı. Davacı çevre derneklerinin ısrarı üzerine gidilen 1. Derece sit alanında bulunan antik tuğla, bilirkişi tarafından kayıt altına alınmadı. İstanbul’daki çevre ve madencilik tartışmalarına da ışık tutan bu dava, kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşıyor.
Keşifte neler yaşandı? Davacılar ÇED raporunu eleştirdi
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Balıkesir Çevre Platformu üyeleri ve Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği üyelerinin açtığı dava ile TEMA’nın ayrıca açtığı davanın keşfi birlikte yapıldı. Mahkeme hâkimi, keşfe davacıların beyanlarını alarak başladı. Tüm davacılar, ÇED raporunu ve projeyi ciddi eleştiri yağmuruna tutarak ayrı ayrı beyanlarını sundu ve “ÇED olumlu kararının iptalini talep” etti. Davacıların beyanından sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı avukatı ve müdahil şirket avukatı, davacıların iddialarını kabul etmeyerek davanın reddini talep etti.
Bu arada Karlık ve Söbücealan köyleri muhtarları da söz alarak “Biz vatanseveriz, ülkemizin çıkarını savunuyoruz, bu maden ülkemizin yararınadır, çıkarılmasına razıyız. Bizim de çevre derneğimiz var, çevreci arkadaşları anlıyoruz ama ülke yararı daha önemlidir” dedi. Keşif kapsamında ÇED alanı içerisinde üç ayrı noktada dron uçurularak alanın kaydı alındı ve şantiye alanının koordinatları kaydedildi.
Antik kent alanına gidildi: Şirket ‘böyle bir alan yok’ dedi
Davacıların “Söbücealan yerleşimi ve nekropolü” adlı 1. Derece sit alanını görme talebine şirket yetkilileri “Böyle bir alan yok, olmayan kenti mi göreceğiz?” diyerek kaçınmaya çalıştı. Ancak davacıların ısrarı üzerine hâkim ve bilirkişi heyeti, sit alanının koordinatlarını istedi ve alana gidildi. Yapılan incelemede, alanda hiçbir kurtarma kazısı yapılmadığı anlaşıldı.
Alandan ayrılırken davacıların yerde antik dönem tuğlası bulması heyecan yarattı. Bulunan tuğla bilirkişiye ve hâkime gösterildi ancak bilirkişi tuğlayı kayıt altına almadı. Bilirkişi, “Nekropol için taş/kaya olması gerekir, bu bir anlama gelmez” dedi. Bunun üzerine kendisine alanın yalnız nekropol değil, aynı zamanda yerleşim yeri olarak tescil edilmiş olduğu belirtildi.
Dava süreci nasıl işleyecek?
Balıkesir 2. İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında yapılan keşif, tarafların beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda karar aşamasına gelecek. Çevre dernekleri, ÇED raporunun hukuka aykırı olduğunu ve antik kentin yok sayıldığını savunurken, şirket yetkilileri projenin ülke yararına olduğunu ve çevresel etkilerin kontrol altında tut
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.




