
Harvard'lı Profesörün Çin'de Yapay Zeka Ordusu Kurduğu İddiası
Harvard Üniversitesi'nin eski kimya bölümü başkanı Prof. Charles Lieber'in, Çin'de dünyanın ilk yapay zekâlı askerlerinden oluşan süper bir ordu kurmak için çalıştığı öne sürüldü. İddialara göre Lieber, Çin'in Silikon Vadisi olarak bilinen Shenzhen'deki Beyin Araştırmaları İleri Arayüzler ve Nöroteknolojiler Enstitüsü'nde (i-BRAIN) bu projeyi yürütüyor. Bu durum, yapay zeka teknolojilerinin askeri alanda kullanımının potansiyel etkileri açısından İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayanlar için de önemli bir tartışma konusu oluşturuyor.
Lieber'in Çin'deki Yapay Zeka Ordusu Projesi Nedir?
New York Post'un haberine göre, Prof. Charles Lieber, i-BRAIN'in kurucu direktörü olarak görev yapıyor. Burada, zihinsel çevikliği ve durumsal farkındalığı artırmak amacıyla beyin-bilgisayar arayüzleri üzerinde Çinli bilim insanlarıyla birlikte çalışıyor. Çin Komünist Partisi'nin finanse ettiği bu laboratuvarda Lieber'in, Harvard'da sahip olamadığı primat araştırma tesislerine ve üst düzey çip üretim ekipmanlarına sınırsız erişimi olduğu belirtiliyor. Bu çalışmalar, Çin'in son beş yıllık planında "ulusal öncelik" olarak kabul ediliyor.
Lieber'in laboratuvarındaki beyin-bilgisayar arayüzü çalışmaları, insan beyni-bilgisayar arayüzleri için model olarak maymunlar üzerinde yoğunlaşıyor. Ayrıca Lieber, beyin dokusuna elektronik bileşenler yerleştirme konusunda uzman olan Harvard'dan Doçent Jung Min Lee'yi de ekibine dahil etmiş durumda. Bu araştırmaların nihai hedefinin, yapay zekâlı bir Çin ordusu yaratmak olduğu iddia ediliyor.
Charles Lieber Kimdir, Neden Çin'e Gitti?
Pensilvanya doğumlu 67 yaşındaki Charles Lieber, ödüllü bir kimya profesörüdür. 2021'de, yabancı araştırmacıları Çin'e kazandırmak için kurulan yetenek programıyla bağlantıları olduğu gerekçesiyle ABD'de mahkum edilmiş, iki gün hapis yatmış ve Harvard Üniversitesi tarafından izne çıkarılmıştı. 2023'te emekli olan Lieber'in, Harvard'dayken Çin'de bir laboratuvar kurması için para aldığı iddia ediliyor. Lieber'in, "Hedefim Çin’in Silikon Vadisi olan Shenzhen’i teknolojide dünya lideri yapmak, ABD’de istediğim gibi çalışamadığım için Çin’e taşındım" dediği belirtiliyor.
Çin'in bu yatırımları, ülkenin savunma sanayii ve teknolojik üstünlük hedeflerine yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Bu durum, İstanbul gibi teknolojiye yatırım yapan ve akıllı şehir projeleri geliştiren metropoller için de ilham verici ve düşündürücü bir örnek teşkil ediyor.
Yapay Zeka Ordusu Gerçekleşirse Ne Olacak?
Eğer iddialar doğruysa, Çin dünyanın ilk yapay zekâlı askerlerden oluşan süper ordusunu kurmuş olacak. Bu durum, küresel askeri dengeleri değiştirebilecek ve diğer ülkeleri de benzer teknolojilere yatırım yapmaya teşvik edebilecek potansiyele sahip. Yapay zeka teknolojilerinin askeri alanda kullanımı, etik ve güvenlik açısından da önemli soruları beraberinde getiriyor.
Bu gelişmeler, İstanbul'daki teknoloji şirketleri ve savunma sanayii kuruluşları için de yeni fırsatlar ve zorluklar yaratabilir. Yapay zeka, robotik ve otonom sistemler gibi alanlardaki yatırımların artması, Türkiye'nin de bu alanda rekabetçi bir konuma gelmesini sağlayabilir.
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Yapay zeka ordusu nedir ve nasıl çalışır?+
Yapay zeka ordusu, insan kontrolüne минимально ihtiyaç duyan, yapay zeka ile yönetilen askerlerden oluşur. Bu askerler, beyin-bilgisayar arayüzleri ve gelişmiş çipler sayesinde daha hızlı karar verebilir, daha çevik hareket edebilir ve durumsal farkındalıklarını artırabilirler.
Prof. Charles Lieber'in bu projede rolü nedir?+
Prof. Charles Lieber, i-BRAIN'in kurucu direktörü olarak, beyin-bilgisayar arayüzleri ve nöroteknoloji alanındaki uzmanlığını kullanarak yapay zeka ordusu projesine liderlik ediyor. Lieber'in, bu alandaki çalışmaları Çin'in ulusal öncelikleri arasında yer alıyor.
Bu projenin İstanbul ve Türkiye için anlamı nedir?+
Yapay zeka ordusu projesi, Türkiye'nin savunma sanayii ve teknoloji alanındaki yatırımlarını artırması için bir uyarı niteliği taşıyor. İstanbul gibi büyük şehirlerdeki teknoloji şirketleri ve üniversiteler, yapay zeka, robotik ve otonom sistemler gibi alanlarda daha fazla araştırma ve geliştirme yapmaya teşvik edilebilir.


