
Yapay Kan Üretimi: ABD'den İstanbul'a Uzanan Umut Veren Proje
Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı'na bağlı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) ve KaloCyte adlı biyoteknoloji şirketi, toz halinde sentetik kan üretimi projesi üzerinde çalışıyor. Akut Müdahale İçin Sahada Kullanılabilir Sentetik Kan Çözümleri (FSHARP) isimli proje, savaş alanlarında kan kaybından kaynaklanan ölümleri en aza indirmeyi amaçlıyor. Projenin başarılı olması durumunda, İstanbul'daki hastanelerde de acil kan ihtiyacının karşılanmasında önemli bir rol oynayabileceği belirtiliyor.
Toz Halinde Sentetik Kan Üretimi: Proje Detayları
DARPA tarafından yürütülen FSHARP programının yöneticisi Yarbay Robert Murray, üretilen sentetik kanın toz halinde ve steril edilmiş su ile beraber iki ayrı torbada taşındığını ifade etti. Murray, "Hayvanlarda yapılan testlerde de başarı elde ettik. Bu başarıyla tamamlandığında gerçekten çığır açıcı bir proje olacak" dedi. Testlerin bir sonraki aşamasının, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yapılacağı ve insan deneylerini de içereceği belirtildi. Proje kapsamında geliştirilen ErythroMer isimli ürün, kanamalı travma sırasında insan kanının hayati fonksiyonlarını taklit etmeyi hedefliyor. Laboratuvar ortamında geliştirilen bu ürün, uzun süreler boyunca ortam sıcaklığında stabil kalarak soğutma gerektirmeden taşınabiliyor, bu da lojistik operasyonları kolaylaştırıyor.
Projenin İstanbul'a Olası Etkileri
Projenin başarılı olması halinde, İstanbul'daki hastanelerde acil durumlarda kan ihtiyacının hızlı ve etkili bir şekilde karşılanması mümkün olabilir. Özellikle büyük deprem gibi afetlerde veya acil servislerde yaşanan yoğunluklarda, sentetik kanın hayat kurtarıcı bir rol oynayabileceği düşünülüyor. Kan stoklarının yetersiz kaldığı durumlarda, bu proje sayesinde hastalara daha hızlı müdahale imkanı sağlanabilir.
KaloCyte'ın Rolü ve Projenin Geleceği
DARPA, bu projede 2016 yılında kurulan ABD merkezli biyoteknoloji şirketi KaloCyte ile işbirliği yapıyor. Maryland Üniversitesi liderliğindeki konsorsiyuma 46 milyon dolarlık bir fon aktarıldı. KaloCyte'ın kurucu ortaklarından Alan Doctor, geliştirilen ürünün en önemli özelliğinin kan grubu fark etmeksizin kullanılabilir olması olduğunu vurguladı. Doctor, "Bağışıklık sistemimiz bunu yabancı bir madde olarak algılayıp saldırmıyor. Yani biz bu ürünü bağışıklık sistemine yakalanmayan evrensel bir verici haline getirmeyi başardık" şeklinde konuştu. Mevcut test çalışmalarının 2027'nin ortalarına kadar sürmesi ve ardından FDA onayı alınarak insanlar üzerindeki ilk klinik deneylere (Faz 1) başlanması planlanıyor.
Yazar
Hakan Aydın, İstanbul siyasetini ve yerel yönetimleri yakından takip eden deneyimli muhabir. Belediye gündeminden şehir politikalarına kadar kente dair haberleri ilk elden aktarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu yapay kan projesi ne zaman kullanıma girecek?+
Mevcut test çalışmalarının 2027'nin ortalarına kadar sürmesi ve ardından Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onay alınarak insanlar üzerindeki ilk klinik deneylere başlanması planlanıyor. Onay sürecinin tamamlanmasıyla birlikte kullanıma girmesi bekleniyor.
Bu yapay kanın normal kandan farkı nedir?+
Geliştirilen yapay kanın en önemli özelliği, kan grubu farkı olmaksızın kullanılabilmesi. Bağışıklık sistemi tarafından yabancı madde olarak algılanmaması sayesinde evrensel bir verici olarak kullanılabiliyor. Ayrıca, uzun süreler boyunca ortam sıcaklığında stabil kalabilmesi lojistik avantaj sağlıyor.
Projenin İstanbul'daki sağlık hizmetlerine ne gibi katkıları olabilir?+
Projenin başarılı olması durumunda, İstanbul'daki hastanelerde acil kan ihtiyacının hızlı ve etkili bir şekilde karşılanması mümkün olabilir. Özellikle afet durumlarında veya acil servislerde yaşanan yoğunluklarda, sentetik kanın hayat kurtarıcı bir rol oynayabileceği düşünülüyor.




