Çevre, Şehircilik ve İkuma Değişikliği Bakanlığı, İstanbul'un Şile ilçesinde faaliyet gösteren kalker ocağı genişletme projesine "ÇED olumlu" kararı verdi. Laçin Agrega isimli şirketin yürüteceği proje ile ormanlık alanda en az 3 bin 273 ağacın kesilmesi ve yıllık üretim kapasitesinin 3 milyon 562 bin tona çıkarılması planlanıyor.
Maden ocağı alanı 82 futbol sahası büyüklüğüne ulaşıyor
Şile'deki kalker ocağı ve kırma eleme tesisini büyütmek isteyen Laçin Agrega şirketinin, mevcut çalışma alanını genişletme talebi onaylandı. İlk etapta 20.31 hektarlık alanda yapılan çalışmalar, yıllar içerisinde 44.31 hektara kadar yükselmişti. Şirketin 80 hektarlık ruhsatı bulunurken, yeni projeyle birlikte işletme alanı 58.18 hektara, yani yaklaşık 82 futbol sahası büyüklüğüne çıkarılacak. Projenin toplam maliyetinin 200 milyon 524 bin TL olacağı açıklandı.
Şirket tarafından hazırlanan ÇED raporunda, Şile ilçesi için "İstanbul'un akciğerleri konumunda olan ve adeta ormanlar içinde kaybolan ilçesi" ifadesi kullanıldı. Ancak projenin uygulanmasıyla birlikte bölgedeki fıstıkçamı ve meşe ağaçlarının kesilmesi öngörülüyor. Ayrıca maden sahasında bulunan 19 memeli türü ile 5 fauna türünün de korunması gereken türler listesinde yer aldığı belirtildi.
Bölge halkı ve köylüler projeye karşı çıkıyor
Halkın katılımı toplantısında görüş bildiren yurttaşlar, maden faaliyetlerinin tarım alanlarına ve yaşam kalitesine zarar verdiğini belirtti. 17 Mayıs 2023 tarihinde yapılan toplantıda yerel halk, "O zaman da onay vermedik, şimdi de onay vermiyoruz. Köy yolumuz kapandı. Tarım yapılan alanlara ocaktan gelen su doluyor. Gece çalışmasından kaynaklı gürültü ile deprem oluyor sanıyoruz" sözleriyle şikayetlerini dile getirmişti.
Genişletme çalışmaları kapsamında maden ocağının çalışma düzeninde de değişiklik yapılacak. Şirketin yıllık kapasiteyi 3 milyon 562 bin tona çıkaracağı projede, operasyonların yılda 12 ay, ayda 25 gün ve günde 16 saat esasına göre yürütülmesi planlanıyor. İstanbul'un kuzey ormanlarını kapsayan bu genişleme, şehrin su kaynakları ve ekosistemi üzerinde doğrudan risk oluşturuyor.







