
Ürdün Kralı I. Abdullah'ın unutulmaz İzmir Marşı anısı
Eski Dışişleri Bakanlığı görevlisi Feridun Cemal Erkin, yayınlanan anılarında Ürdün'ün ilk kralı I. Abdullah'ın İzmir Marşı'nı dinlerken yaşadığı derin vicdan azabını ve Osmanlı Devleti'ne karşı yapılan isyanın yarattığı pişmanlığı aktardı.
1962-1965 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunan Erkin’in "Dışişlerinde 34 Yıl" adlı dört ciltlik kitabında, tarihin tozlu sayfalarından çarpıcı bir anı yer alıyor. Erkin, 1942 yılında II. Dünya Savaşı etkilerini incelemek üzere Arap ülkelerine gittiği dönemde, Ürdün Emiri Abdullah bin Hüseyin ile gerçekleştirdiği görüşmeyi detaylandırdı.
İzmir Marşı vicdan azabını nasıl artırdı?
Erkin'in aktardığına göre, Amman'da bulunan Emir Abdullah, saray bandosunun bahçede konser verdiği bir sırada İzmir Marşı'nın çalmasıyla sarsıldı. Şunları ifade etti: “Bir aralık bando hepimizin bildiği İzmir Marşı’nı çalmaya başladı. Babamın birçok eski hatıraları hafızasında canlandırmasını önlemek için pencereyi yavaşça kapadım.”
Emir Abdullah'ın bu harekete verdiği yanıt ise tarihe not düşüldü. Emrin, Erkin'e dönerek yaşadığı ruh halini şu sözlerle dile getirdiği belirtiliyor: “Evlat, neden o pencereyi kapıyorsun? İzmir Marşı’nın eski günleri bana hatırlatmaması için değil mi? Ben velinimetime ihanet etmiş âsi bir kulum, günahım büyüktür. Kral olacağımı sandım, Tanrı beni sürgünlüğe düşürdü. [...] Bırak, pencereyi aç, şu marşı dinleyeyim; duyduğum vicdan azabının şiddeti, o eski hatıraların canlanması ile büsbütün artsın.”
İhanetin ve isyanın tarihi arka planı
Kitapta yer alan bilgilere göre, 1882 yılında Mekke'de doğan ve eğitimini İstanbul'da tamamlayan Emir Abdullah, Osmanlı Meclis-i Mebûsanı'nda Hicaz temsilcisi olarak görev yapmıştı. Ancak I. Dünya Savaşı sırasında babası Şerif Hüseyin, İngilizlerle iş birliği yaparak Osmanlı yönetimine karşı ayaklanma başlatmıştı.
Emir Abdullah, Erkin'e babasının yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: “Müttefikler, daha doğrusu İngilizler babamı Osmanlı idaresine isyan edip, İmparatorluğun düşmanlarıyla iş birliği yapması karşılığında kendisini, Hicaz Krallığına getirme vaatlerini tuttular. Babam gerçi Hicaz Kralı oldu fakat bir süre sonra Vehhabiler kendisini düşürdüler, Kral Suud onun yerine geçti. Babam İngilizlerin himayesi altında Kıbrıs’a yerleşti.”
İstanbul'da büyümüş ve Türkçeyi en fasih şivesiyle konuşan "eski bir İstanbul efendisi" olarak tanımlanan Abdullah, yaşadığı bu tarihi kırılmanın bedelini vicdan azabıyla ödediğini ifade etti. Bu tarihi anılar, bölgedeki diplomatik ilişkilerin ve Osmanlı mirasının izlerini taşıyan önemli belgeler arasında yer alıyor. İstanbul'daki eğitim hayatı nedeniyle Türk kültürüne yakınlığıyla bilinen Emirin bu anlatıları, Türkiye ile Orta Doğu arasındaki tarihsel bağları da gözler önüne seriyor.
Yazar
Hakan Aydın, İstanbul siyasetini ve yerel yönetimleri yakından takip eden deneyimli muhabir. Belediye gündeminden şehir politikalarına kadar kente dair haberleri ilk elden aktarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Feridun Cemal Erkin kimdir?+
1962-1965 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunmuş, uzun yıllar büyükelçilik yapmış önemli bir diplomattır. "Dışişlerinde 34 Yıl" adlı anı kitabı, tarihi olaylara ışık tutan belgeler içermektedir.
Emir Abdullah'ın pişmanlık duyduğu konu nedir?+
Emir Abdullah, babası Şerif Hüseyin'in I. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerle iş birliği yaparak Osmanlı İmparatorluğu'na karşı isyan başlatması sürecindeki rolünden ve "velinimetime ihanet ettim" diyerek bu eylemin yarattığı vicdan azabından pişmanlık duymuştur.
İzmir Marşı olayda nasıl bir rol oynamıştır?+
Saray bandosu tarafından çalınan İzmir Marşı, Emir Abdullah'ın hafızasında Osmanlı dönemine ve babasının isyan sürecine dair anıların canlanmasına neden olmuş; bu durum Emirin duyduğu vicdan azabının şiddetini artırmıştır.




