MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan için İmralı Adası'nda bahçeli ve insani koşullara sahip bir ev inşa edildiğini açıklaması, Türkiye genelinde ve İstanbul dahil tüm bölge kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı. Bahçeli, söz konusu yapının önünde bahçesi bulunan bir konut olduğunu ifade ederken, şehit yakınları ve gazi dernekleri bu duruma sert çıkış yaptı.
Bahçeli'nin açıklaması sonrası şehit annelerinden isyan geldi
Gazeteci Nagehan Alçı'nın aktardığı bilgilere göre Devlet Bahçeli, Öcalan'ın bir statü kazanmadan bu eve geçmeyi kabul etmediğini belirtti. Bahçeli, "Kurullar oluşturulup çalışmaya başladıktan ve kendisi de o kurullarda görev yapmaya başladıktan sonra o eve geçmek istiyor" dedi. Söz konusu yapıyı "Önünde bahçesi olan, insani yaşam koşulları sunan bir yapı" olarak nitelendiren Bahçeli'nin bu açıklaması, şehit ailelerini derinden yaraladı.
Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba, 13 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: "2 katlı villa yapılmış. Benim oğlum 2 metre kutsal toprakta yatıyor. Nişanlıydı. Benim oğlum da hiç olmazsa devletin verdiği lojmanda oturur, mutlu olurdu. Bunları geri verebiliyorlar mı? Bebek katili kim ki ya? Bizim hakkımızı burada vermeyenlerin ahirette yakasına yapışacağım."
Şehit aileleri ve gaziler ekonomik zorluklara dikkat çekti
Tepkiler sadece Pakize Akbaba ile sınırlı kalmadı. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, şehit yakınlarının yaşam koşulları ile söz konusu yapı arasındaki uçuruma vurgu yaptı. Çerçioğlu, "Şehit anaları ve babaları yıkık dökük evlerde oturuyor. Siz ona koskoca adayı tahsis ettiğiniz gibi bir de ev veriyorsunuz. Bir tane villadan çıkmış şehit arkadaşım yok benim. Biz asla kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.
Terörle Mücadele Vazife Kahramanları Genel Başkanı Emrullah Aktaş ise iddiaların milletin vicdanını yaraladığını belirterek, "Şehit ailelerimizin hâlâ büyük ekonomik ve sosyal sıkıntılar içerisinde olduğu bir ortamda, terör örgütünün elebaşına ayrıcalıklı bir yaşam alanı sağlandığı yönündeki iddiaları kabul etmemiz mümkün değildir. Şehidimizin emaneti bizim namusumuzdur" dedi. İstanbul ve çevresindeki gazilerin de benzer ekonomik zorluklarla mücadele ettiği biliniyor.







