Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerde aşırı sağcı AfD, sandık çıkış anketlerine göre yüzde 44,5 oy alarak birinci parti oldu. 1,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu eyalette, AfD son beş yıldaki seçimlere kıyasla oy oranını yüzde 23,7 puan artırmayı başardı.
Seçim sonuçlarında partilerin oy dağılımı nasıl?
Alman Birinci Televizyonu ARD tarafından açıklanan ilk sandık çıkış anketine göre, AfD eyalet meclisinde tek başına çoğunluk sağlama hedefini kıl payı kaçırdı. Bu durum, eyalette yeni bir hükümet kurulabilmesi için koalisyon ihtiyacını doğurdu. Anket verilerine göre, federal hükümetin büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU), 2021 yılındaki seçimlere göre 18,6 puan kaybederek yüzde 18,5 ile ikinci parti konumuna geriledi.
Seçimlerde diğer partilerin performansları ise şu şekilde gerçekleşti:
- Sol Parti: Yüzde 9,5 oy ile üçüncü sırada yer aldı (1,5 puanlık kayıp).
- Yeşiller: Yüzde 9 ile dördüncü parti oldu.
- Sosyal Demokrat Parti (SPD): Yüzde 8 oy alarak beşinci sıraya düştü (0,4 puanlık kayıp).
- Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakı (BSW): Yüzde 5 oy alarak meclise girme şansını yakaladı.
- Hür Demokrat Parti (FDP): Yüzde 2 oy alarak barajın altında kaldı (4,4 puanlık kayıp).
ABD Başkanı Trump'tan seçim sonrası paylaşım
ABD Başkanı Donald Trump, Almanya'daki AfD galibiyetine ilişkin sosyal medya hesabından bir grafik paylaştı. Trump, paylaşımında herhangi bir değerlendirme yapmasa da seçim sonucunu gösteren grafiği takipçileriyle paylaştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise daha önce 61. Münich Güvenlik Konferansı (MSC 2025) sırasında siyasilerin AfD ile aralarına mesafe koyma tartışmalarına, "Güvenlik duvarlarına yer yok." ifadesiyle tepki göstermişti.
Almanya'nın iç istihbarat kurumu Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), 2 Mayıs 2025 tarihinde AfD'yi "kesin aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırmıştı. JD Vance, bu kararın siyasi partileri gayrimeşrulaştırmak için kullanılmasının çok tehlikeli olduğunu savunmuştu. Bu gelişmelerin, Avrupa siyaseti ve Almanya ile olan diplomatik ilişkiler üzerinde, özellikle İstanbul gibi küresel ticaret merkezlerini etkileyen ekonomik dengelerde değişim yaratması bekleniyor.







