
Ortadoğu'da Yeni Harita Çizimleri: Türkiye ve İran'ın Direnci
Cumhuriyet yazarı Deniz Tansi, 11 Mayıs 2026 tarihli köşe yazısında, Güneybatı Asya coğrafyasının "Ortadoğu" olarak kurgulanmasının sömürgecilikle ilişkisini analiz etti. Tansi, Türkiye'nin bu coğrafyadaki rolünü ve ulus devlet anlayışının önemini vurguladı.
Ortadoğu'da Sömürgecilik ve Yeni Devlet Tasarımları
Tansi, yazısında 19. Yüzyılın son çeyreğinden itibaren İngiltere, Rusya ve Fransa'nın katılımıyla oluşturulan "Şark meselesi", 1897'deki Dünya Siyonizm Kongresi, 1917'de Kudüs'ün işgali, 1916 Sykes Picot gizli anlaşması ve 1920 San Remo Konferansı gibi tarihi olaylara değinerek, bu süreçlerin Türkiye ve İran dışındaki ülkelerin sınırlarını belirlediğini belirtti. Özellikle NATO'nun 2004 Haziran ayındaki İstanbul Zirvesi'nde ele alınan Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi'nin, görünüşte insan hakları gibi başlıklarla betimlenmesine rağmen, ABD'li Condoleezza Rice'ın Ortadoğu'da 22 yeni devlet tasarımından söz etmesiyle yeni haritaların çizilme ihtiyacının ortaya konduğunu ifade etti.
Bu durumun bölgesel odaklı yeni çatışma alanlarını beraberinde getirdiğini belirten Tansi, 1991 ve 2003 Körfez Savaşları ile ABD'nin askeri işgalleri ve 2011'deki "gecikmiş Arap Baharı"nın Suriye'deki iç savaşa yansıması gibi olayların bu yeni tasarımları net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Irak'ta 2005 anayasası ile "kotalı rejim" anlayışının benimsenmesi ve Suriye'de 2024 sonrası Şara'nın Batı destekli geçici yönetiminde SDG'nin fiili özerklik kazanması gibi gelişmeler, bölgedeki devletsizleşme sürecini hızlandırdı.
Türkiye'nin Ulus Devlet Anlayışı ve Bölgesel İstikrar
Tansi, "Büyük Ortadoğu" gibi kurguların bölgeyi klan, kabile, aşiret düzenine ve terör örgütlerine havale edilen kontrol edilebilir istikrarsızlık alanlarına sürüklediğini ifade etti. Emperyalizmin devlet kavramını tasfiye etmeyi hedeflediğini belirten Tansi, bu anlayışın temel sorununun yurttaşlığa dayanan, siyasal ulus kavramını benimsemiş laik Cumhuriyet anlayışı ile Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurguladı. Ayrıca, İran'ın devlet geleneği ve Çin ile Rusya'nın desteğiyle ABD-İsrail saldırganlığına karşı önemli bir direniş sergilediğini de sözlerine ekledi.
Tansi, kurgusal zeminde devletsizliğin diğer adı olan klan, kabile, aşiret düzenini ve terörü simgeleyen "globaliter devlet" kavramının hükümsüz kalacağını, Atatürk'ün işaret ettiği ulus devletin Büyük Ortadoğu tasarımını dün olduğu gibi bugün de işlevsiz kılacağını belirtti.
İstanbul'un bu süreçteki rolü, bölgedeki siyasi gelişmelerin yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin ulusal çıkarlarının korunması açısından büyük önem taşıyor.
Yazar
Ceren Sezer, İstanbul adliye, emniyet ve spor kaynaklarının deneyimli ismi. Asayiş haberlerinden yerel sporun perde arkasına kadar güncel olayları sayfalara taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Sykes-Picot Anlaşması nedir ve Ortadoğu'yu nasıl etkilemiştir?+
Sykes-Picot Anlaşması, 1916'da İngiltere ve Fransa arasında yapılan gizli bir anlaşmadır. Bu anlaşma, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Ortadoğu'nun paylaşımını öngörüyordu. Anlaşma, bölgedeki sınırları cetvelle çizerek, günümüzdeki birçok sorunun temelini oluşturmuştur.
NATO'nun 2004 İstanbul Zirvesi'nde Ortadoğu ile ilgili hangi kararlar alındı?+
NATO'nun 2004 İstanbul Zirvesi'nde Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi ele alındı. Bu proje, insan hakları, kadınların toplumsal katılımı ve satın alma gücünün artırılması gibi başlıklarla sunulsa da, bölgede yeni devletlerin kurulması ve haritaların yeniden çizilmesi amacını taşıyordu.
Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolü nedir ve neden önemlidir?+
Türkiye, Ortadoğu'da laik, demokratik ve ulus devlet anlayışını temsil etmektedir. Bu özelliğiyle, bölgedeki emperyalist planlara ve devletsizleşme çabalarına karşı bir denge unsuru oluşturmaktadır. Türkiye'nin bölgedeki istikrarı desteklemesi ve ulusal çıkarlarını koruması, bölgenin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.




