
Kuraklık ve Maliyetler Pamuk Üretimini Vurdu: Ege Bölgesi Alarmda
Ege Bölgesi'nde pamuk üretimi, artan maliyetler, kuraklık ve fiyat dengesizliği nedeniyle kritik bir süreçten geçiyor. Ekim alanlarında yaşanan sert daralma, üreticileri zor durumda bırakırken, sektör temsilcileri önümüzdeki yıllarda ithalat bağımlılığının artabileceği uyarısında bulunuyor.
Ege'de Pamuk Ekim Alanları Neden Daralıyor?
Üreticiler, özellikle mazot, gübre, tohum ve kimyasal ilaç gibi girdi maliyetlerinin son yıllarda katlanarak arttığını belirtiyor. Söke Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tanyeri, girdi maliyetlerinin her yıl yüzde 70 ila 80 oranında arttığını vurgulayarak, pamuk fiyatlarının ise aynı oranda yükselmediğini ifade ediyor. Tanyeri, 2022 yılında pamuğu 22 liraya sattıklarını, 2025 yılında ise 27 liraya satabildiklerini, bu durumun üreticiyi zorladığını belirtiyor.
Kuraklığın da pamuk üretimini olumsuz etkilediğini belirten Tanyeri, normalde üç su yapılması gereken pamuğa artık iki su verebildiklerini söylüyor. Bu durum, verimde düşüşe neden olurken, üreticinin pamuktan uzaklaşmasına yol açıyor. Daha önce 330-360 bin dönüm seviyelerinde pamuk ekilirken, 2025 yılında bu rakam 240 bin dönüme kadar geriledi. Özellikle Aydın ve İzmir çevresinde yaşayan çiftçiler için pamuk ekimi cazibesini yitirmeye başladı.
Pamuk Üretiminde Ne Kadar Düşüş Bekleniyor?
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, pamuk üretiminde yaşanan maliyet baskısına dikkat çekerek, üreticinin beklentilerinin karşılanamadığını ifade ediyor. Pamuğun sürekli ilgi, takip ve bakım isteyen maliyetli bir ürün olduğunu belirten Uçak, zarar eden üreticilerin bu işten çekildiğini ve ekim alanlarında yüzde 50'ye varan bir daralma yaşanabileceğini söylüyor.
Türkiye'nin pamuk üretim kapasitesinde ciddi bir düşüş yaşanabileceği uyarısında bulunan Uçak, geçmiş yıllarda 780-850 bin ton seviyelerine çıkan üretimin, bu koşullarda 400-450 bin tonlara kadar gerileyebileceğini belirtiyor. Ege pamuğunun daha önce 160-165 cent bandında hareket ederken şimdi 188-190 cent seviyelerinde, hatta 2 dolara kadar talep gördüğünü ancak üreticinin geleceğe umutla bakamadığını sözlerine ekliyor. TÜİK verilerine göre tarımsal girdi fiyat endeksi yıllık yüzde 34.26 arttı. Bu maliyetlerle pamuk en az 40 liranın altında olmamalı.
Pamuk üretimindeki düşüşün diğer ürünlerin fiyatlarını da baskılayabileceği belirtiliyor. Üreticiler, sürdürülebilir bir pamuk politikası ve güçlü destek mekanizması talep ediyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin pamuk ithalatına bağımlılığı artabilir.
İstanbul Tekstil Sektörü Nasıl Etkilenecek?
Pamuk üretimindeki bu düşüş, İstanbul'daki tekstil sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Ham madde tedarikinde yaşanacak sorunlar, üretim maliyetlerini artırabilir ve rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir. Sektör temsilcileri, yerli pamuk üretiminin desteklenmesi ve tekstil sektörünün geleceği için sürdürülebilir çözümler bulunması gerektiğini vurguluyor.
Yazar
Ceren Sezer, İstanbul adliye, emniyet ve spor kaynaklarının deneyimli ismi. Asayiş haberlerinden yerel sporun perde arkasına kadar güncel olayları sayfalara taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Pamuk üretimindeki düşüşün temel nedenleri nelerdir?+
Pamuk üretimindeki düşüşün temel nedenleri arasında artan girdi maliyetleri (mazot, gübre, tohum, ilaç), kuraklık nedeniyle yaşanan sulama sorunları ve pamuk fiyatlarının girdi maliyetlerindeki artışa paralel olarak yükselmemesi yer alıyor.
Pamuk üretimindeki düşüş İstanbul'daki tekstil sektörünü nasıl etkileyebilir?+
Pamuk üretimindeki düşüş, İstanbul'daki tekstil sektörünün ham madde tedarikinde sorunlara yol açabilir. Bu durum, üretim maliyetlerini artırarak sektörün rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir ve tüketiciye yansıyan fiyatların artmasına neden olabilir.
Pamuk üreticileri devletten ne gibi destekler bekliyor?+
Pamuk üreticileri, başta mazot, gübre ve tohum olmak üzere girdi maliyetlerinin düşürülmesi, sulama imkanlarının iyileştirilmesi ve pamuk fiyatlarının desteklenmesi gibi konularda devletten destek bekliyor. Ayrıca, sürdürülebilir bir pamuk politikası oluşturulması da üreticilerin talepleri arasında yer alıyor.




