
İsrail'in BM Temsilcisi Karara Sert Çıktı: "Ahlaki Rezalet!"
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail Cezaevleri Servisi'ni, terör örgütü DAEŞ gibi örgütlerin yer aldığı kara listeye ekledi. Karar, Filistinli tutuklulara yönelik tecavüz, işkence ve kötü muamele iddiaları üzerine alındı.
BM'nin Kararı: İsrail Cezaevleri Servisi Neden Listede?
Gazetenin özel haberine göre, İsrail Cezaevleri Servisi bu yıldan itibaren söz konusu listeye dahil edildi. Bazı İsrail kurumlarının da gelecekte listeye dahil edilme olasılığı bulunuyor ve bu kurumlar izleme altında tutulacak. Bu gelişme, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çatışmalarda cinsel şiddet konularındaki özel temsilcisi Pramila Patten’in raporlarının ardından geldi. Guterres’in, İsrail’i bu listeye dahil edebileceği konusunda uyardığı ve istismar iddialarına ilişkin "endişelerini" dile getirdiği belirtiliyor. İsrail ise bu iddiaları reddediyor.
İddialar Neler? Filistinli Tutuklulara Yönelik Suistimaller
Ekim 2023’ten bu yana İsrailli askerler ve cezaevi gardiyanlarının, Filistinli tutuklulara yönelik tecavüz, işkence, aç bırakma ve aşağılayıcı muamele de dahil olmak üzere geniş kapsamlı suistimal iddialarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. "New York Times"ta yayımlanan Nicholas Kristof imzalı analizde, Filistinli erkeklere, kadınlara ve hatta çocuklara karşı İsrailli askerler, yerleşimciler, Şin Bet iç güvenlik teşkilatının sorgu görevlileri ve hapishane gardiyanlarının uyguladığı “yaygın cinsel şiddet modeli” iddiaları gündeme getirilmişti.
İsrail'den Sert Tepki: "Ahlaki Rezalet"
İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Danny Danon, kararın tamamen siyasi olduğunu ve gerçeklerle bağdaşmadığını savunarak, bunun “ahlaki rezalet” olduğunu iddia etti. İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz ise, İsrail’in Gazze’ye ilişkin uzun vadeli planlarının bir parçası olarak, Filistinlilerin “gönüllü göç” kapsamı altında Gazze’den sürgün edilmesine yönelik planlarını sürdüreceklerini açıkladı. Katz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde Hamas’ın varlığına izin vermeyeceklerini ve “gönüllü göç” olarak nitelediği sürgün planının “doğru zamanda ve şekilde” uygulanacağını savundu.
Bu gelişmeler, İstanbul'daki bazı sivil toplum kuruluşları tarafından da yakından takip ediliyor. STK temsilcileri, BM'nin kararının önemli bir adım olduğunu belirtirken, İsrail'in Filistinlilere yönelik uygulamalarının uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
BM'nin bu kararı ne anlama geliyor?+
BM'nin bu kararı, İsrail Cezaevleri Servisi'nin insan hakları ihlalleri konusundaki endişeleri nedeniyle, DAEŞ gibi örgütlerle aynı kategoride değerlendirildiğini gösteriyor. Bu durum, İsrail'in uluslararası arenadaki itibarını zedeleyebilir ve diplomatik baskıları artırabilir.
İsrail bu karara nasıl tepki gösterdi?+
İsrail, kararı "ahlaki rezalet" olarak nitelendirerek şiddetle kınadı. Kararın siyasi olduğunu ve gerçeklerle bağdaşmadığını savundu. Ayrıca, Filistinlilerin Gazze'den sürgün edilmesine yönelik planların sürdürüleceğini açıkladı.
Bu kararın ardından neler olabilir?+
Kararın ardından, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik baskısının artması ve insan hakları ihlallerinin daha yakından izlenmesi bekleniyor. Ayrıca, Filistin-İsrail ilişkilerinde gerginliğin daha da tırmanabileceği öngörülüyor.




