İsrail askeri mahkemesi, 30 Mayıs 2024 tarihinde Batı Şeria'nın Beytüllahim bölgesinde gözaltına alınan Filistinli gazeteci Fatafita hakkında 4 yıl hapis cezası verdi. Filistin Gazeteciler Sendikası tarafından yapılan resmi açıklamada, mahkemenin verdiği bu mahkumiyet kararı kınanarak sürecin basın özgürlüğüne yönelik sistemli bir girişim olduğu vurgulandı.
Gazeteciler Sendikası kararı nasıl değerlendirdi?
Filistin Gazeteciler Sendikası, Fatafita hakkında verilen cezanın "Filistinli gazetecileri hedef alma silsilesinin yeni bir halkası, ifade özgürlüğünü baskılama ve susturmaya yönelik sistemli bir girişim" olduğunu duyurdu. Sendika açıklamasında, gazetecilerin mesleki faaliyetleri veya fikir beyanları nedeniyle İsrail askeri mahkemelerinde yargılanmasının "uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali" niteliğinde bulunduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca, İsrail ordusunun kullandığı askeri yargı sisteminin gazetecileri cezalandırmak, korkutmak ve mesleklerini yapmalarını engellemek amacıyla bir araç olarak kullanıldığı kaydedildi. İsrail makamlarının "kışkırtıcılık" suçlamasını; gazeteciler, aktivistler ve düşünce insanlarını takibat etmek için esnek bir bahane haline getirdiği aktarıldı.
İsrail cezaevlerindeki gazeteci sayısı ne durumda?
Filistin Esirler Cemiyeti'nin 16 Ağustos tarihinde yayımladığı rapor, bölgedeki medya mensuplarının durumuna dair çarpıcı veriler sundu. Rapora göre İsrail, Gazze'deki saldırıların başladığı Ekim 2023 tarihinden bu yana gözaltına alınan 250'den fazla gazeteciden yaklaşık 40'ını halen cezaevlerinde tutmaya devam ediyor.
Cemiyet verileri, sadece tutuklu sayısını değil, kayıp ve can kayıplarını da ortaya koydu. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Nidal el-Vahidi ve Heysem Abdülvahid adlı iki gazetecinin zorla kaybettirilme mağduru olduğu belirtilirken, gazeteci Mervan Harzallah ile İhab Diyab'ın ise İsrail hapishanelerinde hayatını kaybettiği bildirildi.
Gözaltı süreci nasıl gerçekleşti?
Söz konusu gazeteci Fatafita, İsrail ordusu tarafından 30 Mayıs 2024 tarihinde Batı Şeria'nın güneyinde yer alan Beytüllahim’in kuzeydoğusundaki "Container" askeri kontrol noktasından geçtiği sırada gözaltına alınmıştı. İstanbul ve çevresindeki haber takibini yapan okuyucular için bu gelişme, bölgedeki basın özgürlüğünün daraldığını gösteren kritik bir veri olarak öne çıkıyor.







