
Firari İsimler ve "Yeni Herkül": FETÖ'den Ayrılık Açıklaması
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile iltisaklı olduğu belirtilen "Yeni Herkül" adlı yapılanma, örgütten ayrıldığını açıklayarak iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı 2. Açılım Süreci kapsamındaki hukuki adımlarda kendilerinin de değerlendirilmesini talep etti. Bu talep, FETÖ mensuplarının PKK terör örgütü üyelerine yönelik aftan yararlanmak amacına giriştiği iddialarını beraberinde getirdi.
"Yeni Herkül"den Ayrılık ve Katılım Talebi
ABD New Jersey merkezli "Yeni Herkül" adlı yapılanma, 2 Temmuz tarihinde "Sona erdirme ve toplumsal uzlaşı bildirisi" başlıklı bir açıklama yayımladı. Bildiride, "Gençlik yıllarımızdan beri üye olduğumuz yapının zaman içerisinde hukuka aykırı faaliyetlerle ilişkilendirildiğine ilişkin ortaya çıkan yargı kararları ışığında geçmişimizi vicdani ve hukuki açıdan yeniden değerlendirmiş bulunuyoruz. Bugün itibariyle yapıyla her türlü organik, mali, hukuki ve fiili bağımızın kendi özgür irademizle sona erdiğini ilan ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Bu bildirinin ardından, önceki gün "Terörsüz Türkiye sürecine tam destek ve katılım talebi" adıyla yeni bir bildiri daha yayımlandı. Söz konusu bildiride, 2. Açılım Süreci'ni "umut ve memnuniyetle" takip ettiklerini savunan "Yeni Herkül", "Bu süreci Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ülkemizin güvenlik, istikrar ve toplumsal bütünleşmesini güçlendiren tarihi bir adım olarak görüyoruz. Gerekli hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi, bizler açısından devletimiz ve milletimizle yeniden bütünleşme yönünde güçlü bir umut ve beklenti doğurmuştur" diyerek, bu kapsamda süreçte değerlendirilmelerini istedi. Bu talep, İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de kamuoyunun dikkatini çekti.
Çağrının Zamanlaması ve Beklentiler
“Yeni Herkül” yapılanmasının sürece hukuki yönden katılım talebinde bulunması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sapanca’da gerçekleştirdiği 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Basında yer alan iddialara göre, söz konusu toplantıda Erdoğan'ın, sürecin hukuki altyapısını oluşturacak çerçeve yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden çıkarılması yönünde talimat verdiği belirtildi. Ayrıca, haberlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in toplantıda "Terör örgütü üyeleri serbest kalırken kapsamlı bir infaz düzenlemesi yapılmazsa bunu cezaevindeki diğer insanlara anlatamayız" yönünde bir değerlendirmede bulunduğu iddiasına da yer verildi. Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, terör elebaşısı Fetullah Gülen’in 2024’teki yaşamını yitirişinin ardından FETÖ’nün "Baş Yüceler Şûrası" tarafından faaliyetlerini sürdürdüğü ve iktidara yakın Menzil, İsmailağa, Erenköy ile İskenderpaşa cemaatlerine sızdığı daha önce gündeme getirilmişti. Yapılanmada, örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri imamı olarak bilinen firari Adil Öksüz ile 2012'de Bedir Üniversitesi'ndeki "dinler arası diyalog" konferansına katılan Bekir Çınar gibi isimlerin de bulunduğu ifade edildi.
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
"Yeni Herkül" adlı yapılanma kimlerden oluşuyor?+
"Yeni Herkül" yapılanmasında, FETÖ'nün TSK imamı firari Adil Öksüz ile 2012'de bir konferansa katılan Bekir Çınar'ın yanı sıra, 2016'da kapatılan Fatih Koleji ile Süleyman Şah ve Fatih üniversitelerinde görev almış Halil Bal ve Mehmet Emin Şan gibi isimler yer alıyor. Bu yapılanma ABD New Jersey merkezlidir.
"Yeni Herkül" neden 2. Açılım Süreci'ne katılmak istiyor?+
Yapılanma, gençliklerinden beri üye oldukları yapının hukuka aykırı faaliyetlerle ilişkilendirildiğini belirtip, örgütle tüm bağlarını kopardıklarını ifade ediyor. 2. Açılım Süreci'ni "Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda ülkenin güvenliğini güçlendiren tarihi bir adım olarak görüyor ve hukuki düzenlemelerle devletle yeniden bütünleşme umudu taşıyor.
Bu talep, FETÖ mensupları için ne anlama geliyor?+
"Yeni Herkül"ün bu talebi, FETÖ mensuplarının iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı 2. Açılım Süreci kapsamında çıkabilecek olası bir af yasasından yararlanma amacını taşıdığı iddialarını güçlendiriyor. Özellikle PKK üyelerine yönelik af düzenlemeleriyle birlikte değerlendirilme beklentisi içinde oldukları düşünülüyor.




