
ABD ve İran müzakerelerinde İstanbul detayı: Yeni umutlar yeşeriyor
ABD ve İran arasında süregelen gerilimde, diplomatik temaslar son günlerde hız kazandı. Anlaşma zemini arayışları sürerken, Pakistan ve Katarlı yetkililerin arabuluculuk girişimleri dikkat çekiyor. Gözler, olası bir müzakere sürecinde İstanbul'un üstlenebileceği role çevrildi.
ABD-İran Müzakerelerinde İstanbul Faktörü
Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir'in İran'a gerçekleştirdiği ziyaret ve Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi'nin Tahran'daki temasları, diplomatik trafiğin yoğunluğunu gösteriyor. Nakvi'nin, İranlı yetkililere müzakerelerdeki son ABD mesajını ilettiği belirtildi. Ayrıca, Katarlı bir heyetin de anlaşmaya yardımcı olmak amacıyla Tahran'da bulunduğu ifade ediliyor. Doha yönetiminin arabuluculuktan uzak duruşu değişirken, bu durum müzakerelere yeni bir boyut kazandırabilir.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pakistan'ın aracılığıyla ABD ile mesaj alışverişinin devam ettiğini ve İran'ın savaşı sona erdirmeye odaklandığını vurguladı. Bekayi, ülkesinin ABD ile görüşmelerde önceliğinin, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın durdurulması ve Washington'un İran gemilerine yönelik müdahalelerinin sonlandırılması olduğunu söyledi.
Anlaşmazlıklar ve Tartışmalı Konular
Müzakerelerdeki en önemli anlaşmazlık konularının, İran'ın uranyum stokları ve Hürmüz Boğazı olduğu belirtiliyor. İran lideri Mücteba Hamaney'in, ülkenin yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun yurt dışına gönderilmemesi yönünde talimat verdiği iddiası ise İran tarafından yalanlandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerden ücret alma girişimlerine karşı çıkarak, "Bu konuyu inceliyoruz, haberimiz var. Ücretli geçiş istemiyoruz, burası uluslararası bir su yolu" dedi. Trump ayrıca, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ABD tarafından alınıp alınmayacağı sorusuna, "Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu biz alacağız, ona ihtiyacımız yok, muhtemelen aldıktan sonra da imha edeceğiz ama onların elinde kalmasına izin vermeyeceğiz" şeklinde yanıt verdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, İran'la müzakerelerde olumlu sinyaller olduğunu belirterek, "Aşırı iyimser olmak istemiyorum. Önümüzdeki birkaç gün içinde neler olacağını göreceğiz" ifadelerini kullandı. Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda geçişlerden ücret alınmasına dayalı bir sistem kurma girişiminin uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu savundu.
9 Maddelik Yeni Taslak: Son Teklif mi?
Körfez basınında yer alan haberlere göre, ABD ve İran'ın son olarak 9 maddelik yeni bir taslak üzerinde müzakere ettiği öne sürüldü. Bu taslakta yer alan maddeler şöyle:
- Tüm cephelerde derhal, kapsamlı ve koşulsuz bir ateşkes
- Askeri, sivil veya ekonomik altyapıyı hedef almamaya yönelik karşılıklı taahhüt
- Askeri operasyonlara son verilmesi ve medya savaşının durdurulması
- Egemenliğe, toprak bütünlüğüne saygı ve iç işlerine karışmama taahhütleri
- Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması
- Anlaşmazlıkların çözümü için ortak bir mekanizma kurulması
- Çözüme kavuşturulmamış konulara ilişkin görüşmelerin yedi gün içinde başlaması
- İran’ın anlaşma şartlarına uyması karşılığında ABD yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılması
- Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na uyumluluğun teyit edilmesi
ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik İsrail ile başlattığı ve geçici ateşkesle sonuçlanan saldırılarında, İsrail'in savunulması için bu ülkeden daha fazla gelişmiş füze savunma mühimmatı harcadığı iddia edildi. Washington Post'a konuşan yetkililer, ABD'nin İsrail'i savunmak için 200'den fazla THAAD sistemi fırlattığını ve Doğu Akdeniz'deki deniz araçlarından 100'den fazla Standard Missile-3 ve Standard Missile-6 füzesi ateşlediğini belirtti.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise, eşinin sağlık durumunu gerekçe göstererek görevinden istifa ettiğini açıkladı.
Bu gelişmeler ışığında, ABD ve İran arasındaki gerilimin azaltılması ve kalıcı bir anlaşmaya varılması için İstanbul'un olası rolü önümüzdeki günlerde daha da önem kazanabilir.
Yazar
Ceren Sezer, İstanbul adliye, emniyet ve spor kaynaklarının deneyimli ismi. Asayiş haberlerinden yerel sporun perde arkasına kadar güncel olayları sayfalara taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Müzakerelerde hangi konular üzerinde anlaşmazlık yaşanıyor?+
Müzakerelerde en büyük anlaşmazlık, İran'ın uranyum stokları ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğü konularında yaşanıyor. ABD, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek isterken, İran ise yaptırımların kaldırılmasını ve denizlerde serbest dolaşım hakkını talep ediyor.
İstanbul'un bu süreçteki potansiyel rolü ne olabilir?+
İstanbul, geçmişte de çeşitli uluslararası müzakerelere ev sahipliği yapmış bir şehir olarak, ABD ve İran arasındaki olası bir müzakere sürecinde arabulucu rolü üstlenebilir. Türkiye'nin bölgedeki tarafsız konumu ve diplomatik ilişkileri, bu sürece katkı sağlayabilir.
Taraflar arasında 9 maddelik bir taslak olduğu doğru mu?+
Körfez basınında yer alan haberlere göre, ABD ve İran arasında 9 maddelik bir taslak üzerinde müzakereler yürütülüyor. Bu taslak, ateşkes, askeri operasyonların durdurulması, seyrüsefer özgürlüğü gibi konuları içeriyor ve taraflar arasında bir anlaşma zemini oluşturmayı amaçlıyor.




