
215 sanatçıdan ortak bildiri: Sanatsal ifadeyi savunuyoruz
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün, yönetmen Bingöl Elmas'ın Kapadokya'daki çevre ve kültür mücadelesini konu alan “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseline sağladığı yapım desteğini faiziyle geri istemesi üzerine 215 sanatçı ve sinemacı ortak bir bildiri yayımladı. Sinema sektöründeki 10 önemli kurum ile Emin Alper, Azra Deniz Okyay, Pelin Esmer gibi isimlerin imzaladığı bildiride, kararın politik gerekçelere dayandığı savunuldu.
Sinemacılar "Sanatsal İfadeyi Savunuyoruz" dedi
Aralarında Altyazı Sinema Derneği, Documentarist, İşg Filmleri Festivali ve Sine-Sen'in de bulunduğu 10 kurum ile Zeynep Dadak, Belmin Söylemez, Ceylan Özgün Özçelik ve Can Candan gibi isimlerin yer aldığı sanatçılar, “Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz” başlıklı bildiriye imza attı. Bakanlık, desteğin iadesi için resmi yazıda “senaryo uyumsuzluğu” ve “teknik yetersizlik” gerekçelerini sunsa da yönetmen Bingöl Elmas, filmin Kapadokya’daki tahribatı eleştirmesi nedeniyle politik bir kararla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Sektör temsilcileri, yayımlanan bildiride resmi gerekçelerin asıl nedeni gizlemek için kullanıldığını ve karar süreçlerinin şeffaf olmadığını vurguladı. Sinemacılar, "Bir filmde politik eleştiri yapılması, kurul tarafından filmin yetersizliği olarak mı değerlendiriliyor" sorusunu yöneltti.
Sektördeki benzer krizler: Emin Alper örneği
Sinema kamuoyunda yaşanan bu maddi baskı süreci, 2022 yılında yönetmen Emin Alper'in başına gelen olayla benzerlik gösteriyor. Cannes Film Festivali ve Altın Portakal ödüllü “Kurak Günlüler” filminin yönetmeni Emin Alper’e verilen 950 bin TL’lik desteğin de Bakanlık tarafından senaryodaki değişiklikler gerekçesiyle yasal faiziyle geri talep edilmesi, sektörde bir emsal olarak gösteriliyor. Sinemacılar, bu tür iade baskılarının sektörü otosansüre zorladığını iddia ediyor.
Yönetmelik değişikliği ve şeffaflık sorunu
Yaşanan krizlerin temelinde, 2019 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan “Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” yer alıyor. Bu yönetmelikle birlikte sinema destekleme kurullarının özerk yapısı zayıflarken, kararların Kültür ve Turizm Bakanı onayına bağlanması ve değerlendirme puanlarının kamuoyuna kapalı olması eleştiriliyor. İstanbul merkezli sinema dağıtımcıları ve yapımcılar için bu durum, projelerin mali risklerini artırıyor.
Dünyadaki fon modelleri ile farklar
Dünya genelindeki büyük sinema fonlarında senaryo değişiklikleri sanatsal sürecin bir parçası olarak kabul ediliyor. Örneğin; Fransa’daki CNC, İngiltere’deki BFI ve Almanya’daki FFA gibi kuruluşlarda, içerik hükümeti eleştirse dahi mali denetim dışında bir müdahale yapılmıyor. Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi fonu EURIMAGES bünyesinde ise ideolojik değerlendirme yapılması fon sözleşmelerine aykırı kabul ediliyor.
İstanbul ve çevre illerdeki sinema festivalleri ile bağımsız film yapımcıları, bu tür kararların yerel kültür üretimini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.
Yazar
Ceren Sezer, İstanbul adliye, emniyet ve spor kaynaklarının deneyimli ismi. Asayiş haberlerinden yerel sporun perde arkasına kadar güncel olayları sayfalara taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Bakanlık neden desteği faiziyle geri istiyor?+
Bakanlık resmi olarak senaryo uyumsuzluğu ve teknik yetersizlik gerekçelerini sunsa da sinemacılar, Kapadokya'daki çevre tahribatını konu alan belgeselin politik bulunduğu için bu kararın alındığını savunmaktadır.
Emin Alper olayının bu krizle ne ilgisi var?+
2022 yılında yönetmen Emin Alper'e verilen 950 bin TL'lik desteğin de benzer şekilde senaryo değişiklikleri gerekçesiyle faiziyle geri istenmesi, sektördeki sistematik baskı iddialarını destekleyen bir örnek olarak gösteriliyor.
Sinema sektöründeki bu durumun ana sebebi nedir?+
2019 yılında yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte, sinema destekleme kurullarının kararlarının Bakan onayına bağlanması ve değerlendirme süreçlerinin şeffaf olmaması, projelerin geri ödeme baskısı altında kalmasına neden oluyor.




