Uzmanlar, Türkiye'de milyarlarca liralık yerli plastik atığın ekonomiye kazandırılması amacıyla hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi hakkında ciddi uyarılarda bulundu. Sistemin ambalaj fiyatlarındaki artışa neden olması ve Avrupa'dan yapılan atık ithalatı ile yarattığı çelişki, uygulamanın ekonomik başarısını riske atıyor.

Depozito sisteminde yerli atık ve ithalat çelişkisi

Türkiye'de plastik atık yönetimini yeniden şekillendirmesi beklenen Depozhendislik süreçlerinde büyük bir tutarsızlık yaşanıyor. Uzmanlar, bir yandan milyarlarca liralık yerli atık hammaddeyi ekonomiye kazandırmaya çalışırken, diğer yandan Avrupa ülkelerinden yapılan atık ithalatının devam etmesini eleştiriyor. Bu durumun, yerli kaynağın toplanmasını zorlaştırabileceği belirtiliyor.

Sistem sadece bir lojistik faaliyete mi dönüşecek?

Çevre savunucuları ve ekonomi uzmanları, sistemin işleyişine dair iki temel endişeyi dile getiriyor. İlk olarak, ambalajlardaki fahiş fiyat artışlarına yönelik tepkiler dikkat çekiyor. İkinci olarak, dev plastik endüstrilerinin üretim miktarını azaltacak köklü bir stratejinin eksikliği, sistemin sadece tüketici maliyetlerini artıran bir lojistik toplama faaliyetine dönüşme ihtimalini doğuruyor.

İstanbul ve çevresindeki sanayi bölgelerinde plastik ambalaj kullanımı oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Bu nedenle, Depozito Yönetim Sistemi'nin başarısı, bölgedeki atık toplama verimliliğine ve ithalat dengesine doğrudan bağlı görünüyor.

Uzman görüşlerine göre, eğer plastik üretimini azaltmaya yönelik kapsamlı bir plan uygulanmazsa, sistem beklenen ekonomik katkıyı sağlayamayabilir. Atık ticaretindeki bu belirsizlik, yerli hammadde potansiyelinin kullanılmasını engelleme riski taşıyor.