İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kapsamlı bir soruşturma kapsamında, Beylikdüzü Belediyesi tarafından İmamoğlu İnşaat şirketine usulsüz olarak “Yapı Kullanım İzin Belgesi (İskan)” düzenlendiği iddiasıyla harekete geçti. Operasyon, İstanbul merkezli olmak üzere Giresun ve Bursa olmak üzere toplam 3 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Operasyonda aralarında belediye çalışanları, inşaat firması ve yapı denetim firması yetkililerinin bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Usulsüzlük nasıl tespit edildi?
Soruşturmanın fitilini ateşleyen, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan bilirkişi raporları oldu. Raporda, yapı müteahhitliğini aynı şirketin üstlendiği 4 farklı ada ve parsel üzerinde yükselen inşaatlarda, imar mevzuatına aykırı değişiklikler yapıldığı ve projelerin ruhsat dışına çıktığı tespit edildi. Bu tespitlerin ardından, söz konusu projeye aykırı yapılara rağmen Beylikdüzü Belediyesi tarafından İmamoğlu İnşaat’a “Yapı Kullanım İzin Belgesi” düzenlendiği anlaşıldı. Bu durum, “imar mevzuatına muhalefet” ve “resmi belgede usulsüzlük” suçlarını gündeme getirdi.
Operasyonun detayları ve gözaltılar
Mali Şube ekipleri, uzun süren teknik ve fiziki takibin ardından belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyon kapsamında İstanbul’un yanı sıra Giresun ve Bursa’da da belirlenen adreslerde aramalar yapıldı. Gözaltına alınan 27 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildiği ve burada ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında, usulsüz iskan belgesi düzenlenmesinde rol oynadığı değerlendirilen belediye yetkilileri, inşaat firmasının yöneticileri ve yapı denetim firması çalışanlarının da aralarında bulunduğu geniş bir ağ hedef alındı.
Beylikdüzü ve İstanbul için anlamı ne?
İstanbul’un hızla büyüyen ilçelerinden Beylikdüzü’nde yaşanan bu skandal, kentsel dönüşüm ve yapılaşma süreçlerindeki denetim zafiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. İstanbul genelinde milyonlarca konutu ilgilendiren iskan süreçlerinde yaşanabilecek bu tür usulsüzlükler, hem bina güvenliğini tehdit ediyor hem de olası bir depremde can kaybı riskini artırıyor. Operasyon, şehirdeki yapı denetim mekanizmalarının ne kadar sıkı işlediği konusunda önemli bir test niteliği taşıyor.







