Çanakkale'nin Liman Bayırı mevkisinde yer alan 1890 yapımı tarihi Kale-i Sultaniye Hastahane-i Askeriyye, bakımsızlık nedeniyle harabe haline geldi. Çanakkale'nin Cevat Paşa Mahallesi Havantabya 1 sokağında bulunan yapı, içerisinde bulunduğu yıkıntılar ve çöpler sebebiyle yok olma tehlikesi yaşıyor.
Tarihi miras nasıl yıkıldı?
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Yüksek Mimar Senem Yiğit Kahraman tarafından hazırlanan makaleye göre, bin yataklı olarak tasarlanan hastane; 1911 Trablus Savaşı, 1912-1913 Balkan Savaşı ve 1914 I. Dünya Savaşı gibi kritik dönemlere tanıklık etti. Özellikle Çanakkale Savaşı sırasında 'Ağır Yaralılar Hastanesi' olarak 1916 yılına kadar hizmet veren yapı, 1915 yılında İngilizler tarafından aynı gün içerisinde iki kez bombalandı. 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında İtilaf Devletleri tarafından kapatılan yapının, ortalama 75 santimetre kalınlığındaki yığma duvarlarının sadece bir kısmı günümüze ulaşabildi.
Yapının fiziksel durumu oldukça kritik düzeyde. Kuzey ve batı bloklarındaki duvarların yaklaşık yüzde 90'ı yıkılmış durumda. Batı kolu, geçmişteki İngiliz saldırıları sonucu tahrip oldu. Bölge sakinlerinden alınan bilgilere göre, "Girmek tehlikeli ve yasaktır" tabelalarına rağmen, çitlerin delindiği yapı akşam saatlerinde alkol ve yasa dışı madde kullanımı için kullanılıyor.
Müze projesi nedir?
İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesindeki 2010 yılı yüksek lisans tezi kapsamında hazırlanan 'Rölöve – Restitüsyon ve Restorasyon Projesi', yapının kurtarılması için somut bir plan sunuyor. Proje önerisinde, hastanenin batı ve kuzey kanadının 'Açık Hava Müzesi' olarak kullanılması, güney ve doğu kanadının ise rekonstrüksiyonunun yapılması hedefleniyor. Projede ayrıca binaya sonradan eklenen hatalı çimento katkılı sıva ve beton döşemelerin sökülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yetkililerin yaklaşımı nasıl?
Eski Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, 2020 yılında bölgeyi ziyaret ederek 'Askeri Sağlık Müzesi alanı' olan yapıyı yerinde incelemişti. Ancak tarihi yapı, turizme kazandırılması potansiyeline rağmen şu an kaderine terk edilmiş vaziyette duruyor. İstanbul ve çevre illerden gelen turistlerin de rotasında olması beklenen bu kültürel mirasın korunması için acil adım atılması gerekiyor.







