İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna açık şekilde içeriği suç teşkil eden paylaşımlar yaptığı tespit edilen şüpheli Tamar Tanrıyar hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlarından resen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında şüpheli Tanrıyar hakkında gözaltı kararı da verildi.

İstanbul’da yürütülen bu soruşturma, sosyal medya paylaşımlarının hukuki boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Başsavcılık, şüphelinin paylaşımlarının kamuoyunda infial yarattığını ve suç unsuru taşıdığını belirledi.

Tamar Tanrıyar hangi suçlardan soruşturuluyor?

Başsavcılık, Tamar Tanrıyar hakkında iki ayrı suçtan resen harekete geçti. Bunlardan ilki Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi kapsamında değerlendirilen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu. İkinci suçlama ise 7418 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı TCK’nın 217/A maddesinde düzenlenen “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu. Her iki suç da kamu davası açılmasını gerektiren nitelikte.

Soruşturma süreci nasıl işleyecek?

Resen başlatılan soruşturma kapsamında savcılık, şüpheli Tamar Tanrıyar’ın gözaltına alınmasına karar verdi. Emniyet güçleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Gözaltı işleminin ardından şüphelinin ifadesi alınacak ve adli kontrol ya da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi gündeme gelebilir.

İstanbul’daki bu adli süreç, sosyal medya paylaşımlarının denetimi ve cezai yaptırımları konusunda emsal teşkil edebilecek nitelikte. Hukukçular, benzer davalarda verilen kararların bu soruşturmanın seyrini etkileyeceğini belirtiyor.

Gözaltı kararının gerekçesi ne?

Başsavcılık, şüphelinin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımların “açıkça suç teşkil ettiği” kanaatine vardı. Paylaşımların içeriği, hem Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaret hem de kamuoyunu yanıltıcı bilgi yayma unsurları taşıdığı gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Savcılık, delillerin karartılmasını önlemek ve şüphelinin kaçma şüphesi nedeniyle gözaltı kararı verdi.

İstanbul’da yaşayan vatandaşlar, bu tür soruşturmaların sosyal medya kullanımında daha dikkatli olunması gerektiğini hatırlattığını ifade ediyor. Uzmanlar, ifade özgürlüğü ile suç arasındaki sınırın net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.