
Sigortacılıkta 2025 yılı prim artışı: 7,1 trilyon dolar
Küresel sigorta primleri 2025 yılında 7,1 trilyon dolara yükselirken, sektörün uzun vadeli büyüme kapasitesini sınırlayan yapısal sorunlar ve artan maliyetler gündeme geldi. Bain & Company tarafından hazırlanan 2026 Küresel Sigorta Raporu'na göre, 2024 yılında 6,7 trilyon dolar olan toplam prim miktarı bir yıl içinde belirgin bir artış gösterdi.
Sigortacılıkta maliyet ve risk durumu
Sektördeki mülk ve kaza sigortaları primlerindeki yükseliş, 2025 yılının katastrofik hasarlar açısından görece sakin geçmesiyle birlikte kârlılığı ön plana çıkardı. Ancak rapor, bu performansın uzun vadeli bir güven kaynağı olmadığını ortaya koyuyor. Satın alınabilirlik sorunları, teknoloji yatırımlarının ekonomik getirilerinin sınırlı kalması ve değer zincirindeki rekabetin çözülememesi, gelecekteki büyüme üzerinde baskı oluşturuyor.
Sigorta şirketlerinin önündeki en büyük zorluk, risk maliyetlerini düşürmek olarak tanımlanıyor. Şirketlerin odaklanması gereken dört temel maliyet alanı ise hasar, dağıtım, operasyonel gider ve sermaye kalemlerinden oluşuyor. Sağlık, ölüm riski, doğal afetler ve siber güvenlik alanlarındaki koruma açıkları, ürünlerin daha uygun fiyatlı ve erişilebilir hale getirilmesi için yeni fırsatlar sunuyor.
Yapısal sorunlar ve fırsatlar neler?
Bain & Company Türkiye ortaklarından Onur Kayahan, sektörün yakaladığı ivmenin kalıcı hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Sigorta şirketleri iyi bir ivme yakaladı ancak şu aşamada bunu kalıcı bir yapısal avantaja dönüştürmeye odaklanmalı" dedi. Yatırımcılar, sigorta penetrasyonunun düşük olduğu pazarlarda sürdürülebilir kâr büyümesinin sağlanıp sağlanamayacağı konusunda endişe taşıyor.
Hasar süreçlerinde yeni dönem ve düzenlemeler
Türkiye özelinde ise AXA Türkiye Üst Yöneticisi Yavuz Ölken, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hayata geçirilen adımların önemine değindi. Ölken, "akıllı eksper ataması" ve "Alo 193" gibi uygulamaların sadece operasyonel bir iyileştirme olmadığını, aksın daha çevik ve müşteri odaklı bir ekosistemin altyapısını kurduğunu belirtti.
Ölken ayrıca, yasadışı organize hasar araçlarıyla mücadelenin sektörün finansal dayanıklılığı için kritik olduğunu ifade etti. İstanbul gibi yoğun nüfuslu ve riskli bölgelerin bulunduğu metropollerde, sigorta ekosisteminin bu tür düzenlemelerle güçlenmesi, toplumsal koruma rolünün artırılması açısından büyük önem taşıyor.
Yazar
Hakan Aydın, İstanbul siyasetini ve yerel yönetimleri yakından takip eden deneyimli muhabir. Belediye gündeminden şehir politikalarına kadar kente dair haberleri ilk elden aktarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
2025 yılında küresel sigorta primlerinde nasıl bir değişim bekleniyor?+
Bain & Company raporuna göre, 2024 yılında 6,7 trilyon dolar seviyesinde olan küresel sigorta primlerinin 2025 yılında 7,1 trilyon dolara yükselmesi öngörülüyor. Ancak bu artışın yapısal sorunlar nedeniyle uzun vadeli bir büyüme garantisi olmadığı belirtiliyor.
Sigorta şirketlerinin maliyetleri düşürmek için odaklanması gereken alanlar nelerdir?+
Şirketlerin risk maliyetlerini yönetmek adına dört temel alana odaklanması gerekiyor: Hasar süreçleri, dağıtım kanalları, operasyonel giderler ve sermaye yönetimi. Bu alanlardaki verimlilik artışı, sürdürülebilir kârlılık için kritik görülüyor.
SEDDK'nın hasar süreçlerine yönelik yeni uygulamaları nelerdir?+
AXA Türkiye Üst Yöneticisi Yavuz Ölken'e göre, "akıllı eksper ataması" ve "Alo 193" gibi uygulamalar, sigorta ekosistemini daha finansal açıdan güvenli, çevik ve müşteri odaklı hale getirmeyi amaçlayan önemli yapısal adımlardır.




