
Netanyahu'dan Oslo Anlaşması'nın İptali Teklifine Erteleme
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, koalisyon ortağı Yahudi Gücü Partisi Milletvekili Limor Son Har-Melech'in sunduğu Oslo Anlaşması'nın iptali kanun teklifinin görüşülmesini erteledi. Erteleme kararının, ABD ile işbirliği gerekliliği uyarısıyla alındığı belirtildi.
Netanyahu'dan Oslo Anlaşması Teklifine Neden Erteleme Kararı?
Israel Hayom gazetesinde yer alan habere göre, Netanyahu'nun talebi üzerine kanun teklifinin İsrail Meclisi'ndeki yasama komitesinde ele alınması ertelendi. Adalet Bakanı Yariv Levin'in de erteleme fikrine destek verdiği belirtildi. Levin, ertelemenin kanun teklifine itiraz anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Sonuçta benim vakıf olmadığım meselelere vakıf olan bir başbakan var. Tartışma, başbakanın onayına kadar ertelenmiştir" dedi.
Hükümet Sekreteri Yossi Fuchs'un ise kanun teklifiyle ilgili olarak "Amerikalılarla işbirliğinin gerekli olduğunun farkına varmalıyız" uyarısında bulunduğu kaydedildi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de yasaya destek vererek, "Herkes Oslo Anlaşması'nın aptallığının farkında. Filistin yönetimi terörü destekliyor ve bunun için çağrıda bulunuyor. Bazı değişiklikler yaptık ama daha fazlası yapılabilir. Daha ileriye itmek en iyisidir ve bunun bir fırsat olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Oslo Anlaşması Nedir ve Neyi Amaçlıyordu?
Milletvekili Har-Melech, 9 Mayıs'ta X üzerinden yaptığı açıklamada, "Filistin devletinin kurulmasını engelleme sözü verdik ve şimdi A ve B bölgelerinde yerleşimi teşvik etme ve felaket niteliğindeki Oslo Anlaşmalarını iptal etmenin vakti" demişti. Har-Melech, söz konusu yasal düzenlemeyi mevcut durumun düzeltilmesine yönelik "ilk ve gerekli adım" olarak nitelendirmişti.
Oslo veya 1. Oslo olarak da bilinen "geçici öz yönetim düzenleme ilkeleri bildirgesi" anlaşması, 13 Eylül 1993'te dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat arasında Washington'da imzalanmıştı. Anlaşmayla, taraflar arasında yıllardır süren çatışmanın sona ermesi, önce geçici Filistin Yönetimi’nin kurulması ve 1999 yılında da bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasıyla adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşılması hedeflenmişti.
28 Eylül 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde işgal altındaki Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği ise İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.
İstanbul'u Etkisi: İsrail-Filistin arasındaki bu gelişmelerin, İstanbul'daki Filistin yanlısı sivil toplum kuruluşları ve aktivistler tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor. Olası bir anlaşma iptali, bölgedeki gerginliği tırmandırarak İstanbul'daki protesto ve gösterilerin artmasına neden olabilir.
Yazar
Hakan Aydın, İstanbul siyasetini ve yerel yönetimleri yakından takip eden deneyimli muhabir. Belediye gündeminden şehir politikalarına kadar kente dair haberleri ilk elden aktarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Oslo Anlaşması'nın iptali ne anlama gelir?+
Oslo Anlaşması'nın iptali, İsrail ve Filistin arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Bu durum, Filistin'in bağımsızlık umutlarını zedeleyebilir ve bölgede daha fazla çatışmaya yol açabilir. Anlaşmanın iptali, uluslararası toplumun tepkisini çekebilir ve İsrail'e yönelik diplomatik baskıyı artırabilir.
ABD'nin bu konudaki tutumu ne olacak?+
ABD'nin, İsrail'in Oslo Anlaşması'nı iptal etme girişimine nasıl bir tepki vereceği henüz net değil. Ancak, ABD'nin geleneksel olarak İsrail'in güvenliğini desteklediği ve bölgede istikrarı sağlama çabası içinde olduğu biliniyor. Bu nedenle, ABD'nin İsrail'i itidale davet etmesi ve müzakerelere geri dönmesi yönünde çağrıda bulunması bekleniyor.
Bu erteleme kararı nihai mi, yoksa görüşmeler devam edecek mi?+
Netanyahu'nun erteleme kararı, Oslo Anlaşması'nın iptali konusundaki tartışmaların tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Adalet Bakanı Yariv Levin'in açıklamasına göre, konu başbakanın onayına kadar ertelenmiş durumda. Bu da, gelecekte konunun yeniden gündeme gelebileceği ve farklı bir kararın alınabileceği anlamına geliyor.




