Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, yaptığı açıklamalarla sanal platformların oluşturduğu tehditlere dikkat çekerek, özellikle çocukların bu mecralarda savunmasız bırakıldığını ve ana akım medyanın korunması gerektiğini savundu. Yancı, sanal medya devlerinin arkasında devletlerin olduğunu ve bu platformlarda uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı bahis gibi unsurların desteklendiğini belirtti.
Murat Yancı: "Ana Akım Medya Emniyet Subabı Görevi Görüyor"
Yancı, ana akım medyanın bir emniyet subabı görevi gördüğünü vurgulayarak, "X, META, TikTok kendiliğinden olmadı. Sanal medya devlerinin arkasında devletler var. Ana akım medya emniyet subabı. Hata varsa aksiyon alınıyor, sanal medyada yok" dedi. Ayrıca, sanal medyanın "kirli bir bataklık alanı" olduğunu ve algoritma yoluyla karalama yapıldığını iddia etti. Bu durum, özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayan ve internete erişimi yüksek olan çocuklar için büyük bir risk oluşturuyor.
"Dijital Mecralarda Çocuklar Savunmasız Bırakılıyor"
Televizyonların hedef gösterilmesinin haksızlık olduğunu savunan Yancı, sanal platformlardaki yıkıcılığa neden sessiz kalındığını sorguladı. "Sanal platformlarda her türlü sapkınlığa izin var. Dijital mecrada çocuklar savunmasız bırakılıyor. Türk dizisi yapılamasın mı isteniyor. Çocuklar şiddet oyunları oynuyor, her türlü zorbalığa uğruyorlar" ifadelerini kullandı. Yancı, sanal medyanın milli güvenlik sorunu haline geldiğini de sözlerine ekledi. İstanbul'daki aileler, çocuklarının dijital dünyada maruz kaldığı bu tür içeriklere karşı giderek daha fazla endişe duyuyor.
Reklam Gelirleri Yerli TV'lerden Sanal Platformlara Kayıyor
Yancı, reklam gelirlerinin yerli televizyonlardan yabancı sanal platformlara kaydığını belirterek, "Reklamda yerli TV’nin payı düştü. Yasamızı tanımayan kirli mecralara para akıyor. Reklam parası yurt dışına gidiyor. Reklam payının yüzde 75’i sanal medyaya gitti" dedi. TV izleme oranlarının geçen yıla göre arttığını ve günde kişi başı 3 saat 38 dakika televizyon izlendiğini ifade eden Yancı, televizyonun en güvenilir mecra olduğunu savundu. Yabancı sanal ve dijital platformlara verilen kapitülasyonların haksız rekabete yol açtığını da sözlerine ekledi. Bu durum, İstanbul merkezli medya kuruluşları için de önemli bir gelir kaybı anlamına geliyor.







