
Maltepe'de Kaçırılan İBB Yöneticisi Karaal, Darp Edildi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A. Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, geçtiğimiz günlerde Maltepe'deki evinin 50 metre yakınında zorla kaçırıldı. Güvenlik kameralarına yansıyan olayda, gri renkli bir otomobile bindirilen Karaal, 32 saat sonra Tuzla'da bir fabrika inşaat alanındaki boş prefabrikte darp edilmiş halde bulundu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen emniyet birimleri, olayla ilgili sekiz şüpheliyi gözaltına aldı.
Maltepe'de Kaçırma ve Kurtarma Operasyonu
Erhan Karaal, önceki gün saat 21.30 sıralarında Maltepe'deki evinden ayrılırken üç kişi tarafından zorla bir araca bindirildi. Olayı gören eşi Ayşe Toprak Karaal'ın karakola şikayette bulunması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Emniyet kaynaklarından alınan bilgilere göre, baz sinyalleri takibiyle şüpheliler ve Karaal'ın tutulduğu yer tespit edildi. Şüphelilerin, Karaal'ı D-100 Karayolu üzerinde dört farklı adreste sakladığı, Kocaeli, Yalova ve İstanbul'da toplam 19 adrese baskın yapıldığı öğrenildi. Sabah 05.30 sıralarında Tuzla'daki 20. Adreste, bir fabrika inşaat alanında bulunan boş bir prefabrikte kurtarılan Karaal ile birlikte silahlı şüpheli İsmail A. Da yakalandı. Toplamda il dışından gelenlerin de aralarında bulunduğu sekiz şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan sekiz şüphelinin Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri devam etmektedir.
"Külçe Altınlar" İddiası ve İBB Soruşturmasıyla Bağlantı
Alınan bilgilere göre, kaçıran kişiler Erhan Karaal'a, İBB yolsuzluk soruşturmasında da gündeme gelen ve Ekrem İmamoğlu'na ait olduğu öne sürülen külçe altınların yerini sordu. Karaal'ın "Ne altını" yanıtını vermesi üzerine darp edildiği iddialar arasında yer alıyor. Söz konusu külçe altınlar, İBB yolsuzluk soruşturmasında Taç Döviz'de yapılan aramada ortaya çıkmıştı. İddianamede, Taç Döviz'de dokuz çelik kasada 52 milyon Euro, 47 milyon dolar, 44 kilo altın ve 155 kilo gümüş ele geçirildiği, ancak bu değerli madenlerin sahibinin tespit edilemediği belirtilmişti. Taç Döviz yetkilisi Mehmet Ş. D., paraların "müşteri emaneti" olduğunu ve "değerli maden saklama hizmeti" verdiklerini beyan etse de, toplam 5 milyar lira değerindeki emanetlerin kime ait olduğuna dair tutanak, fatura veya dekont sunmadığı kaydedilmişti. Soruşturmaya yakın kaynaklar, Karaal'ın kaçırılmasının bu para ve altınlarla bağlantılı olabileceği şüphesi üzerinde durulduğunu ve olayın tüm yönleriyle araştırıldığını bildirdi.
İhale Anlaşmazlıkları ve Karaal'ın İfadesi
Emniyet birimleri, Karaal'ın yakın bir arkadaşının verdiği ifadeler doğrultusunda da hareket etti. Arkadaşı, "Erhan, üstündeki yöneticiler davalardan dolayı tutuklanınca yetki sahibi oldu. Yetkili olunca daha önceden yapılan ihalelerle ilgili sorunlar çıktığını söylüyordu. Geçtiğimiz haftalarda Yerebatan Sarnıcı'nın İBB'den Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesinden sonra, önceki dönem ihale yoluyla çalıştıkları müteahhitler ile para nedeniyle anlaşmazlıklar yaşandığını öne sürdü. Müteahhitler 'Biz bu ihaleler için para ödedik, bizim işimiz' demişler" şeklinde bilgi verdi. Ayrıca Karaal'ın, Kültür A. Ş.'de bu müteahhitlerle bağlantılı olan bir kişiyi de işten çıkardığı belirtildi. Polis, Yerebatan Sarnıcı'na ilişkin temizlik ihalesini alamayan ve Karaal'a baskı yapan iki müteahhitle, işten çıkarılan eski çalışanı baz sinyaliyle tespit ederek gözaltına aldı.
Kurtarıldıktan sonra bir sandalye üzerinde bulunan, ellerinde ve ayaklarında bağlanma nedeniyle morluklar oluşan Karaal, polislere "Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler. Kurtulduğuma inanamıyorum" dedi. Darbedildiği ve susuz kaldığı için böbreklerinin zarar gördüğü belirtilen Karaal'ın, tedavisinin ardından ifadesinin alınacağı öğrenildi. Karaal'ın eşine, "Kaçıranlar beni öldürecekken polisler son anda beni kurtardı. Beni bütün gece dolaştırdılar; eski fabrika binalarında, metruk yerlerde tuttular. Benden para istediler. Saatlerce darp edildim. Sonuç alamayacaklarını anlayınca benim kafama sıkacaklardı" dediği aktarıldı. Karaal'ı kaçırdıktan sonra eşini yurt dışı numarasından arayan bir kişinin "Sizde para olduğunu biliyoruz. Bize para göndereceksiniz" diyerek tehdit ettiği de belirlendi. Eşi Ayşe Toprak Karaal ise, olay sonrası kendisini arayan şahıslarla ilgili polise bilgi vermediği ortaya çıktı.
Bu olay, İstanbul Bakırköy'de 11 Şubat tarihinde bir sitenin otoparkındaki iki araçtan çalınan 30 milyon dolarla da bağlantılı olabileceği şüphelerini beraberinde getiriyor. Söz konusu 30 milyon doların, yine Taç Döviz'in sahibi Atilla Dur
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.




