
İzmir'de deprem sonrası yıkılan okullar hâlâ yapılmadı
İzmir'de deprem sonrası yıkılan okulların yerine yenilerinin inşa edilmemesi ve artan enflasyon maliyetleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılının zorluklarla başlamasına neden oldu. Eğitimciler, kamusal eğitimin yükünün giderek velilerin üzerine bırakıldığını ve bu durumun bir nesil kaybına yol açabileceğini belirtiyor.
Okul giderleri velilerin sırtına mı yüklendi?
Ulusal Eğitim Derneği Başkanı Osman Gazi Oktay, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin yüksek görünmesine rağmen temel ihtiyaçlar için yeterli kaynak kalmadığını ifade etti. Yaklaşık 1 milyon 200 bin eğitim emekçisinin maaşları ve temel giderlerin ardından yeni okul, derslik ve bakım yatırımları için bütçe bulunamadığını belirten Oktay, "Yeni okul ve derslik yapımı ile mevcut yapıların onarımı yeterince yapılamıyor. ‘Bağış’ adı altında temizlik personeli, güvenlik, sınav kâğıdı, fotokopi ve karne gibi farklı adlar altında veliden para toplanıyor. Kamusal eğitimin giderleri giderek ailelerin üzerine yükleniyor" dedi.
İstanbul ve çevresindeki büyükşehirlerde de hissedilen ekonomik daralma, okul servis, kırtasiye ve barınma masraflarını artıran bir unsur olarak velileri etkilemeye devam ediyor. İzmir'de 30 Ekim depremi sonrası yıkılan okulların yerine yenilerinin yapılmaması nedeniyle öğrenciler, farklı okullara taşınmak ve kalabalık sınıflarda eğitim görmek zorunda kalıyor.
Eğitimde krizin boyutu ne kadar büyük?
Nitelikli Eğitim Üretken Öğretmen Derneği (NE-DER) Yönetili Kurulu Başkanı Mustafa Özdemir, Türkiye'nin öğrenci başına yaptığı eğitim harcamasının OECD ortalamasının altında kaldığına dikkat çekti. Eğitim sisteminin gençlere umut yerine kaygı ürettiğini vurgulayan Özdemir, ekonomik krizin etkilerinin eğitimden uzak tutulması gerektiğini savundu.
Nesil kaybı riski var mı?
Mustafa Özdemir, eğitimde yaşanacak bir krizin "bir neslin kaybı" anlamına gelebileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu: "Ekonomik kriz olabilir, bir süre sonra düzelebilir. Ancak eğitimde yaşanacak bir kriz nesillerin kaybı demektir. Ekonomik krizin hiç uğramayacağı yer eğitim olmalıdır. Okullarımızda akılcı, bilimsel ve laik eğitim uygulanmalıdır."
Ayrıca ekonomik zorluklar nedeniyle çocukların eğitimden kopup çalışmak zorunda kaldığını belirten Oktay, maddi durumu yetersiz ailelerin çocuklarının derslere aç girebildiğini ifade ederek, "Aç bir çocuktan sağlıklı ve nitelikli bir eğitim performansı beklemek mümkün değildir" dedi.
Yazar
Hakan Aydın, İstanbul siyasetini ve yerel yönetimleri yakından takip eden deneyimli muhabir. Belediye gündeminden şehir politikalarına kadar kente dair haberleri ilk elden aktarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İzmir'deki okullarda temel sorun nedir?+
30 Ekim depremi sonrası yıkılan okulların yerine yenilerinin yapılmaması, öğrencilerin kalabalık sınıflarda ve farklı okullarda eğitim görmesine neden oluyor. Ayrıca artan maliyetler okul giderlerini yükseltiyor.
Okul masrafları velilere nasıl yansıyor?+
Bağış adı altında temizlik personeli, güvenlik, sınav kâğıdı, fotokopi ve karne gibi kalemler için velilerden ücret talep edildiği belirtiliyor. Bu durum kamusal eğitimin yükünü ailelerin üzerine bindiriyor.
Eğitim harcamaları Türkiye'de ne durumda?+
NE-DER Başkanı Mustafa Özdemir'in belirttiğine göre, Türkiye'nin öğrenci başına yaptığı eğitim harcaması OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ortalamasının altında seyrediyor. </p>




