İsveç'te 13 Eylül Pazar günü gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından ülke yeni bir siyasal dönemin eşiğine geldi. 349 sandalyeli İsveç parlamentosu Riksdag'da sol blok 176 sandalye kazanırken, Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki sağ ittifak toplam 173 sandalyede kaldı. Aradaki yalnızca üç sandalyelik fark, kesin bir iktidar değişikliği ilan edilmesini zorlaştırıyor.

Sol blok parlamentoda üstünlüğü ele geçirdi

Seçim sonuçlarına göre Sosyal Demokrat Parti'nin oy oranı 2022 yılındaki yüzde 30.3 seviyesinden yüzde 28.1'e geriledi. Buna karşın Sol Parti, yüzde 6.7 olan oy oranını yüzde 8.3'e yükselterek güç kazandı. Sağ ittifak tarafında ise ırkçı ve yabancı düşmanı olarak nitelendirilen İsveç Demokratları (SD) ciddi bir kayıp yaşadı. 2022 yılında yüzde 20.6 oy alarak ikinci parti olan SD, bu seçimde 11 milletvekili kaybederek yüzde 17.5 oy oranıyla üçüncü sıraya düştü.

Bu tabloya göre Magdalena Andersson'un başbakan olma yolu açılmış görünse de hükümetin kurulma süreci belirsizliğini koruyor. Sol blok içerisinde yer alan partiler arasında göçmen politikaları, ekonomi ve nükleer enerji gibi temel konularda görüş ayrılıkları bulunuyor. Sağ koalisyon ise Moderaterna (Muhafazakârlar), Hıristiyan Demokratlar ve Liberaller partilerinden oluşuyor.

Müslüman mahallelerde Sol Parti oyları yükseldi

Seçimin en dikkat çekici sonuçları Malmö ve Stockholm'deki göçmen yoğunluklu bölgelerde görüldü. Malmö kentindeki Müslümanların yoğun yaşadığı Rosengård semtinde, belediye meclisi seçim verilerine göre Sosyal Demokratlar yüzde 49.2, Sol Parti ise yüzde 45.8 oy aldı; iki partinin toplamı yüzde 95'e ulaştı. Başkent Stockholm'deki Rinkeby bölgesinde ise Sol Parti yüzde 57 oy alırken, Sosyal Demokratlar yüzde 33.4 oranında kaldı.

Bu bölgelerdeki oy dağılımında Filistin sorununun etkili olduğu gözlemleniyor. Sol Parti'nin kampanya boyunca Filistin halkının mücadelesini destekleyen tutumu, seçmen tercihlerinde belirleyici oldu. İstanbul ve çevre illerde yaşayan İsveç kökenli vatandaşlar için de bu sonuçlar, Avrupa siyasetindeki dengelerin değişmesi açısından yakından takip ediliyor.

Seçim sonrası tartışmalar: Oylar kalıcı mı?

Seçimden sonra en çok konuşulan konulardan biri de göçmen ve Müslüman mahallelerindeki sol oyların sürekliliği oldu. Bölgedeki bazı seçmenlerin ekonomik sorunlardan ziyade ideolojik nedenlerle oy verdiği görülüyor. Rinkeby'de yaşayan eğitimci Taner Yıldız, geçmişe özlem duyarak, "İnsanı etnik kökenine, rengine, tenine, inancına, ismine ya da giyimine göre değerlendirmeyen; ayrımcılığa yüksek sesle karşı çıkan Olof Palme'nin İsveç’ini geri istiyorum..." ifadelerini kullandı.