İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıca yürütülen "Hakemler dosyası" soruşturmasında, çok sayıda görevli ve eski hakem İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde müşteki ve tanık olarak ifade verdi. İstanbul merkezli operasyon kapsamında eziyet, resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçları inceleniyor.
İfade veren hakemler ve görevlilerin listesi netleşti
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde devam eden süreçte, operasyon öncesi ve sonrası çok sayıda isim dinlendi. İfade veren görevli hakemler arasında Abdullah Buğra Taşkınsoy, Erdem Onur Uçarcı, Sarper Barış Saka, Murat Zirek, Kerem Ersoy, Oğuzhan Uğurlu, Zorbay Küçük, Mustafa İlker Coşkun, Gamze Durmuş Pakkan, Burak Pakkan, Mehmet Dilaver Ay, Burak Taşkınsoy, Ümit Öztürk, Emir Eray Eyisoy, Direnç Tonusluoğlu, Abdullah Polat, Mert Güzenge, Taner Gizlenci, Tugay Kaan Numanoğlu, İbrahim Hakan Ceylan, Burak Şeker, Burak Erdoğan, Mesut Arık ve Abdulkadir Bitigen yer aldı.
Soruşturmanın diğer ayağında ise eski hakemlerin beyanları inceleniyor. Müşteki ve tanık olarak Deniz Ateş Bitnel, Alpargan Dedeş, Hüseyin Göçek, Mete Kalkavan, Süleyman Abay, Alper Ulusoy, Ali Tuna ve Emre Altun isimli eski hakemler de ifade veren isimler arasında bulundu.
Soruşturmanın kapsamı nedir?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosu koordinasyonunda yürütülen soruşturmada; MASAK verileri, HTS çalışmaları ve bilirkişi tespitleri kullanılıyor. Dosyada, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Daha önce İstanbul, Ankara, Elazg ve Manisa'daki operasyonlarda Ferdi Karadoruk, Ahmet Şahin, Yunus Yıldırım, Sebahattin Şahin, Alican Sağlar ve Emre Kosif gözaltına alınmıştı. Ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de bu süreçte gözaltına alınan isimler arasındaydı.
İstanbul'daki spor kulüplerini ve yerel futbol camiasını doğrudan etkileyen bu soruşturma, Türk futbolunun yönetimsel yapısındaki şeffaflık tartışmalarını da beraberinde getiriyor.







