
İsrail'in Lübnan Saldırıları Sürüyor: 5 Kişi Yaşamını Yitirdi
İsrail ordusu, ABD ve İran arasında varılan mutabakata ve devam eden ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, gece saatlerinden bu yana Nebatiye vilayetindeki beldeler hedef alındı. Bu saldırılar, İstanbul'dan da yakından takip edilen bölgedeki gerilimi artırdı.
Nebatiye Vilayetinde Can Kayıpları
İsrail savaş uçakları, Yukarı Nebatiye, Nümeyriyye, Şevkin, Habbuş, Kefercuz, Arabsalim, Zibdin, Secid, Mahmudiyye ve Deyr Zehrani beldelerini vurdu. Özellikle Arabsalim beldesine düzenlenen saldırıda 3 kişi, Deyr Zehrani'daki saldırıda ise 1 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca, Düveyr beldesinin girişinde bir motosikleti hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısında da 1 kişi hayatını kaybetti. İsrail topçuları ise sabaha karşı Nebatiye kent merkezi çevresini bombaladı.
İran-ABD Mutabakatı ve Ateşkes Süreci
İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran tarihinde, savaşın durdurulması ve sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata varmıştı. "İslamabad Mutabakatı" adı verilen bu belge, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti. Mutabakatın maddeleri arasında, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi kritik konular bulunuyor.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları 2 Mart'ta yoğunlaşmış, bu süreçte Lübnan hükümeti yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. ABD arabuluculuğunda 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. Tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın son açıklamasına göre, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 980 kişi hayatını kaybetti.
Geniş Kapsamlı Ateşkes ve Hizbullah'ın Tutumu
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. Tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla "geniş kapsamlı ateşkes" konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı. Ancak Hizbullah, bu şartlı ateşi reddettiğini belirtmişti. İsrail basınına yansıyan haberlerde ise bir İsrailli yetkili, ABD-İran mutabakatına rağmen şiddetli saldırılar düzenlenen Lübnan'da Hizbullah ile yeni bir ateşkesin devreye girdiğini ifade etmişti. İstanbul'dan bakıldığında bu durum, bölgedeki karmaşık diplomatik ve askeri dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yazar
Hakan Aydın, İstanbul siyasetini ve yerel yönetimleri yakından takip eden deneyimli muhabir. Belediye gündeminden şehir politikalarına kadar kente dair haberleri ilk elden aktarıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İsrail'in Lübnan'a yönelik son saldırılarında kaç kişi hayatını kaybetti?+
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'in Nebatiye vilayetine düzenlediği hava saldırıları ve insansız hava aracı saldırılarında toplam 5 kişi yaşamını yitirdi. Saldırılar Arabsalim, Deyr Zehrani ve Düveyr beldelerinde gerçekleşti.
ABD-İran mutabakatı ne zaman imzalandı ve içeriği nedir?+
İran ve ABD arasında 14 Haziran'da varılan mutabakat, 18 Haziran'da dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girdi. "İslamabad Mutabakatı" olarak adlandırılan bu belge, savaşın durdurulması, sorunların görüşmelerle çözülmesi, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesi ve deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.
Lübnan'daki ateşkes süreci nasıl ilerledi ve Hizbullah'ın tutumu ne oldu?+
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında geçici ateşkesler uzatıldı ve 3 Haziran'da "geniş kapsamlı ateşkes" konusunda mutabakata varıldığı duyuruldu. Ancak bu mutabakat, Hizbullah'ın saldırılarını durdurması ve Litani Nehri'nin güneyinden çekilmesi şartına bağlıydı. Hizbullah ise bu şartlı ateşi reddettiğini açıkladı.




