
Grönland'dan ABD'ye Sert Tepki: "Biz Denek Değiliz, Satılık Değiliz!"
Grönland Sağlık Bakanı Anna Wangenheim, ABD'nin Grönland'a yönelik sağlık alanındaki girişimlerine sert tepki göstererek, "Grönlandlılar bir jeopolitik projenin denekleri değildir" dedi. Wangenheim, ABD'nin adayı kendi topraklarına katma yönündeki siyasi söylemlerine dikkat çekerek, sağlık alanının jeopolitik bir araç haline getirilmesine karşı çıktı. Bu durum, İstanbul gibi metropollerde yaşayanlar için uluslararası ilişkilerin ve küçük ülkelerin egemenlik haklarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Grönland Sağlık Bakanı'ndan Sert Eleştiri: "Grönlandlılar Denek Değildir"
Landry’nin Grönland ziyareti sırasında doktor Joseph Griffin’i de beraberinde götürmesi Doktor Griffin’in "sağlığa dair ihtiyaçları değerlendirmek" amacıyla Nuuk’a geldiğinin belirtilmesi, Bakan Wangenheim tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Wangenheim açıklamasında, Grönland'ın coğrafi uzaklığı, sağlık çalışanı eksikliği ve demografik baskılar nedeniyle kırılgan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Bakan, "Grönlandlılar bir jeopolitik projenin denekleri değildir. Sağlık sistemimiz ancak saygıya dayalı işbirliğiyle ve Grönland’ın özgür iradesiyle geliştirilebilir" ifadelerini kullandı.
Başbakandan Washington'a Uyarı: "Doğru Diplomatik Kanalları İzleyin"
Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen da pazartesi günü Landry ve ABD’nin Kopenhag Büyükelçisi Kenneth Howery ile yaptığı görüşmenin ardından doktor girişimini eleştirdi. Nielsen, Grönland’daki sağlık koşulları hakkında bilgi almak isteyen tarafların "doğru diplomatik kanallar üzerinden" hareket etmesi gerektiğini söyledi. Başbakan ayrıca, ABD ile diyaloğu sürdürmeye açık olduklarını ancak "Grönland halkının satılık olmadığını ve kendi kaderini tayin hakkının tartışmaya kapalı olduğunu" vurguladı.
Geçmişteki Zorla Doğum Kontrolü Uygulamaları Gündemde
Tartışmalar, Danimarka’nın Grönlandlı kadınlara yönelik geçmiş uygulamalarını da yeniden gündeme taşıdı. Danimarka hükümeti, 1960’lar ve 1970’lerde İnuit nüfusunu kontrol altında tutmak amacıyla yürütülen “spiral kampanyası” kapsamında binlerce kadın ve kız çocuğuna zorla doğum kontrol yöntemi uygulandığını kabul etmişti. 2025 yılında Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönlandlı kadınlara "sistematik ayrımcılık" uygulandığını belirterek Danimarka adına resmen özür dilemişti. 1953’e kadar Danimarka sömürgesi olan Grönland’da en az 4 bin 500 kişinin bu uygulamadan etkilendiği belirtiliyor. Eski başbakan ve mevcut dışişleri bakanı Mute Egede ise söz konusu politikayı “soykırım” olarak nitelendirmişti.
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Grönland Sağlık Bakanı Anna Wangenheim, ABD'nin hangi girişimine tepki gösterdi?+
Bakan Wangenheim, ABD'nin Grönland'a bir doktor heyeti göndermesine ve adanın sağlık ihtiyaçlarını değerlendirme amacıyla hareket etmesine tepki gösterdi. Bu durumu, Grönlandlıların bir jeopolitik proje için denek olarak görülmesi şeklinde yorumladı.
Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, ABD'ye hangi mesajı verdi?+
Başbakan Nielsen, ABD'nin Grönland ile ilgili bilgi almak veya işbirliği yapmak istemesi durumunda, doğru diplomatik kanalları izlemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Grönland halkının satılık olmadığını ve kendi kaderini tayin etme hakkının tartışılamayacağını belirtti.
Danimarka'nın geçmişte Grönlandlı kadınlara yönelik hangi uygulamaları tartışma konusu oldu?+
Danimarka hükümeti, 1960'lar ve 1970'lerde İnuit nüfusunu kontrol altında tutmak amacıyla "spiral kampanyası" adı altında binlerce Grönlandlı kadın ve kız çocuğuna zorla doğum kontrol yöntemi uygulamıştı. Bu durum, Grönland'da büyük tepkilere yol açmış ve Danimarka Başbakanı tarafından özür dilenmesine neden olmuştu.


