YENİ Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel, 5 gündür Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan BirGün muhabiri İsmail Arı'yı 26 Ekim 2026 tarihinde ziyaret etti. Açıkel, ziyaret sonrası Arı'nın cezaevi koşulları, basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik dayanışmaya ilişkin mesajlarını kamuoyuyla paylaştı.
İsmail Arı, mesajında cezaevi koşullarına değinerek, "Koğuş kapasitesinin çok üzerinde sayıda insanla birlikte kalıyoruz. En temel ihtiyaçlarımızdan olan battaniye ve yastık dahi bize verilmedi. Bu nedenle yaklaşık 1.000 TL gibi yüksek bir ücret ödeyerek kantinden satın almak zorunda kaldım. Şikayetlerimin ardından talep dilekçemi ancak sonradan işleme aldılar" ifadelerini kullandı.
Medya takibi konusunda yaşadıkları zorlukları da belirten Arı, 75 gün süren ilk tutukluluk döneminde Halk TV'den gelişmeleri takip edebildiklerini ancak Halk TV'nin de kayyım yönetiminde olması nedeniyle hafta sonu gerçekleştirilen gazetecilere özgürlük yürüyüşlerini dahi sınırlı şekilde izleyebildiklerini aktardı. Arı, "Gerçekten bağımsız bir medyanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi.
Arı, kalabalık koğuşta yalnızca tek bir televizyon bulunmasının dış dünyayla bağlarını ciddi biçimde sınırladığını vurgulayarak, "Ana akım medya üzerinden Türkiye'nin gerçek gündemini, toplumun yaşadıklarını, gazetecilerin ve halkın sesini takip etmek neredeyse imkansız. Dışarıda yaşananların içeridekilere ulaşamaması da başlı başına bir tecrit duygusu yaratıyor" şeklinde konuştu.
Mesajında, "Fon yolsuzluğuna bulaşanlar dışarıda serbestçe dolaşırken bizim gibi gazetecilerin cezaevinde tutulması, Türkiye'de adaletin içine düşürüldüğü durumu bütün açıklığıyla ortaya koyuyor" diyen Arı, gazetecilerin tutuklanmasının doğrudan halkın haber alma hakkına müdahale olduğunu savundu.
Hafta sonu yapılan yürüyüşe yoğun katılım ve gösterilen dayanışmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Arı, "Bu dayanışmanın cezaevi duvarlarını aşarak bize ulaşması çok kıymetliydi. Çünkü biz haberlerimizi halkın haber alma hakkını savunmak, gerçekleri ortaya çıkarmak ve kamuoyundan gizlenmek istenenleri görünür kılmak için yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
İsmail Arı, mesajını şu sözlerle bitirdi: "Bizi susturmak isteyenler şunu bilmelidir: Gazetecileri cezaevine koyabilirsiniz ama gerçekleri cezaevine kapatamazsınız. Halkın haber alma hakkını, hakikati öğrenme iradesini ve dayanışmasını ortadan kaldıramazsınız. Bizim özgürlüğümüz için yükselen her ses, aslında toplumun haber alma hakkına ve özgürlüğüne sahip çıkmaktadır. Bu nedenle mesele yalnızca bizim özgürlüğümüz değil, hepimizin nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Gazetecilik suç değildir. Hakikatin peşinden gitmekten de halkın haber alma hakkını savunmaktan da vazgeçmeyeceğiz."







