
Çayda 2050 uyarısı: Doğal üretim şart, yoksa gelecek yok
Türkiye'de günde 245 milyon bardak çay tüketilirken, bu devasa pazarın kalitesini artırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla Rize merkezli kapsamlı bir proje hayata geçirildi. Coğrafi işaretli çay üretimini destekleyen ve bu ürünleri kendi markasıyla satışa sunan ilk perakendeci olan Migros, Rize Ticaret Borsası, Rize Valiliği, Rize Belediyesi, Çay-Kur, GürAta ve Zzef işbirliğiyle çayda kaliteyi yükseltecek yeni bir üretim ve satış modelini tanıttı.
Projenin detayları neler? 30 bin ton alım garantisi ve taban fiyata ek destek
Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, düzenlenen toplantıda yaptığı açıklamada, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği odağına alan bir dönüşüm ekosistemine sahip olduklarını ve bu modeli “milli içecek” çaya da taşıdıklarını belirtti. Baydur, “Türkiye’de günde 245 milyon bardak çay tüketiliyor. Bu nedenle çok kıymetli bir ürün. Kalite standardındaki tüm ürünlere alım garantisi verdik. Bugün 30 bin tonla başladık. Coğrafi işaretli bu üretimin mahsullerini kendi markamızla (Migros Ekstra) satışa sunan ilk perakendeciyiz. Bu yıl 50-60 tona kadar çıkacağız. Marka için pazarlama yatırımı da yapacağız” dedi.
Pilot çalışması 1.5 yıldır süren proje kapsamında, üreticilere taban fiyata ek olarak yüzde 5 ilave destek sağlanıyor. Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, projeye katılan bahçelerde gübre kullanımından çay toplamaya kadar her aşamayı yönettiklerini belirterek, “Örneğin dekar başına 110 kilo gübre verene 50-55 kilo kullandırdık. Verimde bir değişiklik olmadı ama selüloz, toz oranı gibi kalite parametrelerinde ilk aşamada yüzde 10-15 iyileşme oldu. Zaten çayın geleceği için en önemli konulardan biri kalite” ifadelerini kullandı.
2050 yılı uyarısı: Doğal üretim şart
Mehmet Erdoğan, projenin sadece bugünü değil, geleceği de kurtarmayı hedeflediğini vurgulayarak kritik bir uyarıda bulundu: “Doğal üretimi başarabilirsek Türk çayı ve üreticisinin önü açılır. Aksi halde çayda 2050’yi göremeyiz. Projemizin, bir teşvik sistemi ile 5-7 yılda tüm bölgeye yayılmasını hedefliyoruz.” Bugün 1750 kiloya düşen dekar başına verimin artırılması da projenin önemli hedefleri arasında yer alıyor. Bu kapsamlı model, çay üretiminde kaliteyi yükseltirken toprağın verimini koruyarak sürekliliğini sağlamayı amaçlıyor.
Proje, İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelindeki tüketicilere daha kaliteli ve coğrafi işaretli çay sunmayı hedefliyor. Özellikle İstanbul'daki büyük market zincirlerinde raflarda yerini alacak olan bu ürünler, şehirde yaşayan milyonlarca çay tüketicisinin de kaliteli ürüne erişimini kolaylaştıracak. Projenin başarısı, sadece Rize ekonomisi için değil, Türkiye'nin dört bir yanındaki çay severler için de önem taşıyor.
Yazar
İstanbul sokaklarının nabzını tutan Elif Polat, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.




