Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından hazırlanan Birinci Basamakta Üreme Sağlığı Hizmetleri durum raporu, Aile Sağlığı Merkezleri'nde (ASM) ücretsiz korunma yöntemleri ve RİA (rahim içi araç) tedariğinde ciddi eksiklikler yaşandığını ortaya koydu. 245 ASM çalışanıyla gerçekleştirilen araştırmada, ücretsiz doğum kontrol yöntemi sağlanamadığında vatandaşların yüzde 81,6'sının korunamayacak durumda olduğu tespit edildi.

ASM'lerde RİA tedarik edilemiyor ve hijyen sorunu var

Yayımlanan raporun verilerine göre, sağlık merkezlerinin yüzde 89,7'sine son bir yıl içerisinde RİA (rahim içi korunma aracı) gönderilmedi. Sağlık hizmetlerindeki bu yetersizlik sadece malzeme eksikliğiyle sınırlı kalmıyor; ASM'lerin yüzde 40'ında RİA uygulaması için gerekli olan uygun dezenfeksiyon ortamının dahi bulunmadığı belirlendi. İstanbul gibi yoğun nüfuslu bölgelerde sağlık merkezlerine başvuran vatandaşların bu hizmetlere erişememesi, halk sağlığı açısından risk oluşturuyor.

Anne ölümleri riski artıyor

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, rapor sonuçlarını değerlendirirken durumun vahametine dikkat çekti. Mehlepçi, "Elimizdeki veriler, Türkiye’de aile planlaması için doğum kontrol yöntemlerinin ASM’lere verilmediğini, koruyucu hekimliğin temel taşı olan aile planlaması hizmeti danışmanlıktan öteye geçemediğini ortaya koyuyor" dedi.

Özellikle düşük ve orta sosyoekonomik düzeydeki hastaların yoğunlukta olduğu merkezlerde bu malzemelerin bulunmamasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirten Mehlepçi, şu uyarıda bulundu: "Bu yurttaşlara doğum kontrol malzemelerinin verilememesi demek, aile planlamasının yapılamaması, istenmeyen bir gebelikte sorunu merdiven altı kaçak göçek yerlerle çözmeye çalışırken anne ölümlerinin de artması demek."

Bakanlığın malzeme gönderim politikası eleştirildi

Sağlık Bakanlığı'nın malzemeleri ancak talep edildiğinde göndermesinin bir politika tercihi olabileceğini savunan Dr. Ahmet Mehlepçi, bu durumun "üç çocuk politikası" yönünde bilinçli bir yaklaşım şüphesi uyandırdığını ifade etti. 86 milyonluk Türkiye genelinde aile planlaması hizmetlerine erişimin kısıtlanması, koruyucu sağlık hizmetlerinin işleyişini doğrudan etkiliyor.

İstanbul ve çevre illerdeki Aile Sağlığı Merkezleri'nde yaşayan vatandaşların, ücretsiz doğum kontrol yöntemlerine erişim konusundaki bu aksaklıklar, bölgedeki üreme sağlığı planlamasını ve halk sağlığı güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.