Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Küba hükümetine yönelik yaptırımlarını genişlettiğini duyurdu. Beyaz Saray'dan yaptırımlar Küba hükümetinin temsilcilerini, yetkililerini, maddi destekçilerini ve hükümetin yolsuzluklarına veya insan hakları ihlallerine ortak olan kişileri hedef alıyor.

ABD'nin Küba Yaptırımlarının Kapsamı Genişletildi

Eski ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan başkanlık kararnamesi ile hayata geçirilen yeni yaptırımlar, Küba'nın küresel bankacılık sistemine erişimini kısıtlamayı amaçlıyor. Kararname uyarınca, Küba ile bağları nedeniyle halihazırda yaptırım uygulanan kişi, kuruluş ve finansal kurumlarla işlemlerde bulunanlara da "ikincil yaptırımlar" uygulanacak.

Beyaz Saray, bu kararnamenin Küba'nın "zararlı etkisine karşı koyduğunu" savunurken, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD tarafından alınan "tek taraflı zorlayıcı tedbirleri" reddettiğini belirtti.

Küba'dan Yaptırımlara Sert Tepki

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, yaptırımların zamanlamasına dikkat çekerek, "Bu önlemlerin 1 Mayıs'ta açıklanması tesadüf değil." ifadelerini kullandı. Küba'da geleneksel olarak büyük gösterilerin düzenlendiği Uluslararası İşçi Bayramı'na gönderme yapan Rodriguez, bu tür eylemlerin ülkesini yıldırmayacağını vurguladı.

Rodriguez ayrıca, "Bu tedbirler, sınır ötesi nitelikte olup Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nı ihlal etmektedir. ABD'nin Küba'ya ya da üçüncü ülkelere veya kuruluşlara karşı tedbirler dayatma konusunda hiçbir hakkı yoktur." şeklinde konuştu. Bu açıklama, yaptırımların uluslararası hukuk açısından da tartışmalı olduğunu gösteriyor.

Yaptırımların, Küba ekonomisi üzerinde ek baskı oluşturması beklenirken, Küba hükümetinin bu duruma nasıl yanıt vereceği merak konusu. Türkiye'nin bu süreçte nasıl bir pozisyon alacağı da yakından takip ediliyor.