ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, 2026 yılının sonbahar ve kış döneminde çok güçlü bir El Niño yaşanma olasılığı yüzde 90'ın üzerinde seyrediyor. Dünya Gıda Programı (WFP) ise bu iklimsel döngünün etkisiyle yaklaşık 49 milyon kişinin daha akut gıda güvensizliği riskiyle karşı karşıya kalabileceğini duyurdu.

El Niño döngüsünde rekor kırılabilir mi?

Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla gerçekleşen bu doğal olay, 2026 yılının son aylarında zirve yapmaya hazırlanıyor. NOAA tarafından paylaşılan verilere göre, ekim ile aralık ayları arasında yaşanacak El Niño'nun gücü, 1950 yılından bu yana kaydedilen tüm El Niño olaylarını aşma olasılığı yüzde 69 olarak hesaplandı. Bu durum, küresel iklim dengelerinin son on yılların en uç noktalarından birine evrilebileceğini gösteriyor.

İstanbul ve çevresindeki tarımsal üretim döngüleri de bu tür küresel hava olaylarından dolaylı olarak etkilenmektedir; zira atmosferik dolaşım değişiklikleri bölgedeki yağış rejimlerini ve hasat takvimlerini dönüştürme potansiyeline sahiptir.

49 milyon kişi için gıda güvenliği tehlikede

Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından yapılan erken analizler, 2026-2027 dönemindeki El Niño etkilerinin çok ağır sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor. Programa göre, 2027 yılının sonuna kadar en az 49 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle yüzleşebilir. Bu rakam, etkilenen bölgelerde halihazırda gıda sorunu yaşayanların sayısında yüzde 22'lik bir artış anlamına geliyor.

Hangi bölgeler en çok etkilenecek?

İklim döngüsünün yarattığı aşırı sıcaklar ve kuraklık ile şiddetli yağış ve sellerin dağılımı coğrafyaya göre farklılık gösterecek. WFP verilerine göre krizin en yoğun hissedileceği bölgeler şunlardır:

  • Orta Amerika ve Güney Afrika'nın belirli kısımları
  • Doğu Afrika kıyıları
  • Güney ve Güneydoğu Asya bölgeleri

El Niño doğal bir döngü olsa da, fosil yakıt kullanımıyla hızlanan insan kaynaklı iklim değişikliği bu süreci daha tehlikeli hale getiriyor. Okyanus ve atmosfer sıcaklıklarındaki artış, aşırı hava olaylarının şiddetini artırırken; 2026 sonbaharında başlayacak olan bu sürecin etkilerinin, ekim ve hasat döngüleri nedeniyle 2027 yılı boyunca hissedilmesi bekleniyor.